ANA SAYFA arrow Depresyon Bakıcısı
Depresyon Bakıcısı ! Depresyon Bakıcı ! Yatılı Depresyon Bakıcı ! Evde Depresyon Bakıcı ! Hastanede
Depresyon çökkün mizaç ve/veya ilgi-istek kaybı başta olmak üzere, bir dizi ruhsal ve bedensel semptomun eşlik ettiği hecmelerle karakterize bir duygudurum (mizaç) bozukluğudur. Depresyon ciddi kişisel, ailevi, sosyal ve toplumsal kayıplara yol açabilen, maliyeti çok yüksek olan; buna karşın doğru teşhis ve iyi tedavi  ile tedavi başarısı yüksek olan psikiyatrik bir hastalıktır.
Depresyonun kişisel yaşam kalitesi, sosyal ve mesleki işlevsellik üzerindeki etkileri nelerdir?: Depresyon kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, sosyal ve mesleki işlevselliğini bozan bir hastalıktır. Yoğun sıkıntı,isteksizlik, bunaltı, karamsarlık, yetersizlik ve çaresizlik  hisleri, hayattan ve daha önce zevk aldığı şeylerden zevk alamama, hatta hayatı yaşamaya değer bulmama, suçluluk düşünceleri  gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen belirtilere depresyonda sıklıkla rastlanır.
Geceler boyu devam edebilen uyku sorunları ,iştah düzensizlikleri, halsizlik gibi belirtiler   yaşamı  daha da zorlaştırabilir. Depresif hasta bazen kendini kaçamadığı şiddetli bir acının pençesinde hissedebilir. Bazı hastalar bu ruhsal ızdırabın en şiddetli bedensel ağrılardan daha fazla acı çektirdiğini söylerler. Şiddetli depresyonda ölüm tek kurtuluş yolu olarak görülebilir.
Diğer ruhsal ve bedensel belirtilerin yanı sıra bellek ve yoğunlaşma güçlükleri  mesleki işlevselliği olumsuz etkileyen başlıca unsurlardır.  Öğrencilerin okul başarısındaki belirgin bozulmalar depresyonun  belirtisi olabilir.Depresyonun sosyal işlevselliği bozucu etkileri, sosyal  çekilme, yalnız kalmayı tercih etme, eş ve arkadaşlardan uzaklaşma ya da ilişki sorunları yaşama şeklinde ortaya çıkabilir.
Depresyonun maliyeti:Depresyon doğrudan ve dolaylı maliyeti çok yüksek bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre depresyon en fazla yeti yitimine yol açan hastalıklardan biridir. Kronik ve yaygın bir hastalık olan depresyona bağlı yeti yitimi, işgücü ve verimlilik  azalması ,   sıklıkla eşlik edebilen alkol ve madde kötüye kullanımı/bağımlılığı ve diğer komplikasyonlar   kişisel  ve toplumsal düzeyde önemli  ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
1990 yılında depresyonun A.B.D.’de dolaylı ve doğrudan toplumsal maliyetinin 40 milyar doların üzerinde olduğu hesaplanmıştır.  Bu derecede yüksek kişisel, sosyal ve toplumsal kayıplara yol açabilen bir hastalık olan depresyon, doğru teşhis ve  uygun tedavi ile büyük oranda  tedavi edilebilmektedir.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde depresyon:  En sık görülen psikiyatrik bozukluklardan biri olan depresyon , birinci basamak sağlık hizmetlerinde de sıklıkla karşılaşılan  hastalıklardan biridir.  Birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha yaygın olması, psikiyatrik hastalıklarla ilgili  yaftalanma   endişesi, daha da önemlisi özellikle  bedensel belirtilerin çoğu kere ön planda olması veya daha  fazla önemsenmesi depresif hastaları çoğu kez öncelikle birinci basamak sağlık kurumlarına yönlendirmektedir.
Bazı pratisyen hekimler depresyon tanı ve tedavisinin çok karmaşık bir süreç olduğu, ilaçların önemli komplikasyonlara yol açabileceği,  mutlaka uzmanlarca tedavi edilmesi gerektiği şeklinde ön yargılara sahiptir. Oysa sınırlı sayıdaki uzmanın çok büyük sayılara ulaşan depresif hastaların tamamına  ulaşması mümkün olmadığı gibi,  yeterli klinik ve farmakolojik bilgiye sahip olan bir pratisyen hekim depresyona çoğu kez kolaylıkla tanı koyabilmekte ve özellikle son yıllarda sayıları giderek artan etkin ve emniyetli ilaç seçeneklerini uygun bir şekilde kullanarak  yüksek bir başarı oranı ile tedavi edebilmektedir.
Sonuç olarak Depresyon:Yaygın,Hecmelerle seyreden,Genellikle  tekrarlayan,Tanı aşamasında sıklıkla atlanan,Kişisel, sosyal, mesleki işlevsellikte önemli kayıplara yol açan,
kişisel ve toplumsal maliyeti çok yüksek,yeterli klinik bilgi ile tanı konulması kolay ve
yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır.
Depresyonun yaşam boyu yaygınlığı ne kadardır?: Depresyonun yaşam boyu yaygınlığı (prevalansı ) kadınlar için % 10-25, erkekler için % 5-12 civarındadır.  Her on erkekten birinin, her beş kadının birinin yaşamının her hangi bir döneminde depresyon geçirme olasılığı vardır. Soy geçmişinde depresyon öyküsü bulunan kişilerde depresyon geçirme olasılığı, normal populasyona göre daha fazladır.
Depresyonun noktasal yaygınlığı ( prevalansı) ne kadardır?: depresyonun nokta prevalansı erkekler için % 2-3, kadınlar için % 4.5-9.3 olarak belirtilmiştir. Kabaca bir tahminle  İstanbul’da 10 milyon kişi yaşadığını varsayarsak  belli bir zaman noktasında  geçmişte depresyon geçirmiş ve o anda depresyonda olan erkeklerin toplam sayısı 200 000-300 000 , kadınların sayısı ise 450 000-930 000  civarında bulunmaktadır.
Kadınlarda depresyon neden daha fazla görülmektedir?:   Epidemiyolojik taramaların hemen hemen hepsinde kadınlarda depresyon  riski erkeklere oranla iki kat daha fazla bulunmuştur.  Bu farkı açıklamaya yönelik çeşitli görüşlerden biri  hormonal faktörlerin ve stres etkenlerinin kadınları depresyona daha yatkın hale getirdiği  şeklindedir. Bazı araştırmacılar ise erkeklerdeki depresyon oranının da kadınlardaki kadar olduğunu ancak mevcut tanı ölçütleri ile erkeklerdeki depresyona yeterince tanı konulamadığını ileri sürmektedir.
Birinci basamak sağlık kurumlarına başvuranlarda depresyon sıklığı ne kadardır?: Birinci   basamak sağlık kurumlarına başvuranların % 6-10 kadarında depresyon bulunduğu saptanmıştır (Wulsin L.R.).
Ciddi tıbbi hastalığı olanlarda depresyon hangi oranlarda görülür?: Herhangi bir tıbbi nedenle hastanede yatan hastalarda depresyon % 20-33 gibi yüksek oranlarda görülür.
Depresyonun görülme sıklığı toplumlara veya kültürlere göre değişiklik gösterir mi?: hayır. Depresyon farklı ırk, kültür ve ülkelerde benzer oranlarda görülür.
Ekonomik kriz veya toplumsal sorunlar depresyonun görülme oranını arttırır mı?: Hayır.  Stres doğrudan depresyona yol açan bir etken değildir. Stres etkenleri   yatkın kişilerde depresyonun tetiklenmesine yol açabilir, ancak tek başlarına depresyona neden olmazlar.
Depresyon en sık hangi yaş grubunda görülür?: İlk depresyon hecmesi  en sık 25-44 yaşları arasında  görülür.
Çocuklarda depresyon görülebilir mi?: Süt bebekliği dahil tüm çocukluk döneminde ve ergenlikte depresyon görülebilir. Çocuk ve ergenlerde depresyon yaygınlığı % 5 civarında bildirilmiştir.
Depresyon ileri yaşlarda görülebilir mi?: Depresyon her yaş döneminde görülebilen bir hastalıktır. Yaşlılarda da görülebilir. Üstelik depresyon tanısı yaşlılarda sıklıkla atlanmakta ve tedavisiz kalmaktadır.
 
Hasta Bakıcısı Reklam Hizmetleri