ANA SAYFA arrow Hasta Bakım
İyod Zehirlenmesi
Hasta Bakici

 İyod Zehirlenmesi

İyot Zehirlenmesi, İyot ile iyod bileşimlerinin tüketilmesi durumunda zehirlenme ve deride alerjik yönde aktiviteler ortaya çıkar. Kronik zehirlenmeler çoğunlukla tedavi niyetiyle alınan iyod bileşikleri ile gerçekleşir.

Belirti ve Bulgular

İyod Zehirlenmelerinde, 20-30 gram tentürdiyot öldürücü bir etki yaratabilir. Koyu renkte kusma, Ağız da yanma, ağrı ve irritasyon gerçekleşir. Ağızda kötü bir tat ve yanık durumu oluşur. Deri kısmında alejik döküntüler meydana gelebilir. Böbrek yetmezliği, Şok, hafıza kaybı (kollaps), İshal yanında ölümede yol açabilir.

Tanı ve Tedavi

Hastaya Nişasta ile karıştırılmış su içirtirilr ve kusturulmaya çalışılır. Yumurtanın akı ve unlu çorba verilir. Kusturma işlemi, hastanın kusmuğunun rengi normale dönünceye kadar sürdürülmelidir. Emme (Absorban) olarak aktif kömür ile süt verilir. Mide yıkaması nişasta karıştırılmış su ile yapılır. Vücuttaki iyod nişastanın mavi renge dönüşmesine yol açar. Bu durumda, vücudda halen İyodun bulunduğu anlamına gelir.

Karbondioksit Zehirlenmesi, Karbondioksit oranının havada yoğun bulunduğu yerlerde solunum yapılması halinde zehirlenme etkisi vardır.

Belirtiler ve Bulgular

Nefes Darlığı (dispne), baş ağrısı, kulakta çınlama, kan basıncında meydana gelen artış, zehirlenmenin yoğun olması halinde hastanın koma ve şok geçirme ihtimali yüksektir.

Tanı ve Tedavi

Karbondioksit Zehirlenmeleri durumunda, Hasta karbondioksit oranının yoğun olduğu ortamdan çıkartılır ve Temiz hava aldırılır. Hastaya suni solunum uygulanır. Yüz çevresine ve göğüs kısmına soğuk su ile masaj yapılır.

Bal Zehirlenmeleri, Toplumda Deli Bal olarak bilinen, çoğunlukla Kuzey Anadolu Bölgesinde üretilen balların tüketilmesiyle meydana gelen zehirlenme durumudur.Yüksek duyarlılığa bağlı meydana çıkar.

Belirti ve Bulgular

Deride kaşıntı, ürtiker (deride pembemsi döküntüler), kalp atışlarında meydana gelen yavaşlama, kan basınçlarının düşmesi, bayılma, larenks ödemi (boğaz içi şişlik) oluşabilir.

Tanı ve Tedavi

Antihistaminikler (kaşıntı, alerji önleyici) bu tip haplar Ürtiker ve larenks (boğaz şişliği) ödemi gibi belirtiler meydana gelenlerde kullanılır.

Gıda Zehirlenmesi, Yeteri kadar pişirilmemiş et, besin zehirlenmesine neden olur. Kusma,bulantı, ishal, halsizlik gibi belirtilere yol açan salmonellabakterisinin bulunması ihtimali yüksektir. Yemek hazırlamaya başlamadanönce ellerin ve araç gereçlerin sabunlu ve sıcak su ile yıkanması gerekir.çiğ haldeki kıyma ellenildiği takdirde eller ağıza götürülmemelidir.

Belirtiler (Gıda Zehirlenmeleri)

Besin Zehirlenmelerinde sıklıkla bulantı, kusma, Karın ağrısı,ishal durumları görülür. Belirtiler 1 saat ile 4 günlük süre içinde başlayabilir.birçok bakteri besin zehirlenmesine neden olur. Midye tarzı kabuklu denizürünleri önemli yer tutar. Kimyasal besin zehirlenmeleri; bulantı, kusmaishal, halsizlik, aşırı tükürük üretimi, bilinç kaybı, gibi belirtiler yaratır.Gıdaların sağlıksız yöntemlerle saklanması etkendir.

Tedavi Yöntemleri

Ağır şikayet yoksa doktora başvurulmadan tedavi sonuçlanabilir.Kusma, ishal gibi durumlar zehiri atmaya yardımcıdır. İlk 24 saatdoktora başvurulmaması kaydiyle herhangi bulantı yada ishal hapları kullanılmamalıdır. Sıvı tüketilebilecek durumlarda temiz su ve sulugıdalar alınmalıdır. Genellikle Çorba, Haşlanmış Patates tüketilmelidir.bu yolla vücudun su kaybı giderilmeye çalışılır. Yüksek ateş olmaması durumundaantibiyotik ilaçların kullanılması gerekmez. Sıvı kaybı fazlaysa ve buna bağlıolarak şok gelişirse, damarlardan sıvı enjekte edilmesi gerekebilir.

Zehirlenme Sebepleri, Nedeni açıklanamayan belirtilerle başvuran her bireyde mutlaka zehirlenme olasılığı düşünülmelidir. Bu ilke özellikle aşağıdaki durumların varlığında geçerlidir:

Uyuklama yada koma, Konvülziyonlar, Taşipne (solunumla ilgili), Taşikardi (Kalp ritm bozukluğu), Kızarıklık, Kardiyak aritmi, Hipotansiyon, Alışılmadık davranışlar, Papillada anormallikler,

Alınan maddenin etki mekanizmasına bağlı olarak çok çeşitli fizik muayene bulguları elde edilebilir. Hastaların solunumu dispneik, yüzeyel veya tamamen durmuş olabilir. Nabız değişikliği ve hipotansiyon gözlenebilir. Bilinç düzeyinde değişiklikler, somnolans, stupor ve koma görülebilir. Pupillar miyotik veya midriyatik olabilir. Hastanın nefesinde ilaca veya toksik maddeye ilişkin koku duyulabilir.

Belirtiler ve Bulgular

Ağız yoluyla olan zehirlenmelerde ilk belirti gastrointestinal sistemin iritasyonuna bağlıdır. Ağız, boğaz ve midede yanma, bulantı, kusma, ishal olarak kendini gösterir. İlacın emilimine bağlı olarak solukluk, siyanoz, filiform nabız, konvülsiyon, şok ve koma gözlenebilir. Başlangıçta hastanın belirti vermemesi durumun ciddi olmadığını düşündürmemelidir. Öldürücü doz almış ve henüz belirti vermemiş olabileceği düşünülerek, bu yüzden her hasta ciddi olarak izlenmelidir.

Tanı

Özellikle bilinci kapalı hastalarda yakınları ve arkadaşlarıyla haberleşilerek gerekli bilgilerin toplanması ve laboratuar analizleri tanıya yardım eder. İdrar tahlili, pH, dansite, protein, hepatoksik ilaç zehirlenmelerinde karaciğer fonksiyon testleri, akciğer ödemi ve aspirasyon pnömonisini saptamak için akciğer grafisi, nefrotoksik ilaçlar akut böbrek yetmezliğine neden olabileceğinden elektrolit ve kreatinin ölçümleri, hastanın tanısınnı kesinleşmesinde ve yapılan tedavinin yeterliliği hakkında bilgi sağlamak için toksik ilacın dozunun bilinmesi, ritm ve ileti bozukluklarını saptamak için EKG çekilir.

Tedavi ve Bakım

Erken ve doğru tedavi ile zehirlenme vakalarının tamamen normale döndürülme şansı yüksektir. Bu yüzden hastaların hızlı bir şeklide değerlendirilmesi gerekir.

1- Semptomik tedavi

a) Solunum Bozukluğunun Tedavisi: Başa uygun pozisyon verilir. Takma dişler çıkartılır. Ağızadaki sekresyonlar ve kusmuklar temizlenir, gerekisre aspire edilir. Bunlarla solunum düzelmiyorsa yapay solunuma geçilir.

b) Hemodinamik kontrol: tansiyon, nabız sayısı, saatlik idrar miktarı ölçülür, hipovolomi ve ritm bozukluğu varsa tedavi edilir. Birçok ilaç vazomotor merkezleri depresyona uğratarak periferik dolaşım yetersizliğine neden olabilir. Hemen damar yolu açılarak hipovolomi (aşırı sıvı kaybı) düzeltilir. Buna rağmen düzelme olmazsa dopamin veya dobutamin kullanılır. Kardiyotoksi ilaçlarla oluşan ritm ve ileti bozukluğu tedavi edilir.

c) Merkezi sinir sistemi bulgularının tedavisi: Koma ajitasyonlu ise diazepam türü ilaçlara sakin komaya dönüştürülebilir. Ancak koma sakin ise, analeptiklere uyarılmaya çalışılmaz.

Karbonmonoksit Zehirlenmesi, Genellikle kaza yada intihar sonucu görülen karbonmonoksit zehirlenmelerine sık rastlanır. Kömür ve karbonlu maddelerin tam yanmamasından, eksoz gazlarından ve ısıtmada kullanılan doğal gazlardan çevreye bol miktarda karbonmonoksit yayılır. Kapalı bir yerde yoğun miktarda karbonmonoksit solunmasıyla zehirlenme oluşur. Akut zehirlenmelerde karbonmonoksit hemoglobinle birleşerek kısa sürede karboksihemoglobin oluşur. Hemoglobinin karbonmonoksite afinitesi oksijene göre 20 kez fazladır. Havada 1/1000 oranında olsa bile öldürücüdür.

Belirti ve Bulgular

Baş ağrısı, terleme, yüzde pembe renk, bronş hipersekresyonu sonucu solunum zorluğu, pulmoner ödem gözlenebilir. Hipotansiyon bazen kardiyovasküler kollapsa varabilir. EKG'de iskemik ST ve S segment değişiklikleri, atriyal veya ventriküler ekstrasistoller ve dal blokları çoğu kez derin olmayan bir koma gözlenebilir. Akut pankreatit ve hiperpotasemili akut tübüler nekroz gelişebilir.

Tedavi ve Bakım

Acilen oksijen tedavisine başlanır. İdeal bir saat süreyle %100 oksijen tedavisi yapıldıktan sonra 6 saat %50, 12 saat %30 konsantrasyonda verilmesidir. Beyin ödemini ortadan kaldırmak için 200ml %20 mannitol infüzyonu yapılır, daha sonra %5 dekstroz solüsyonu ile devam edilir. Hiperkarbonemi %6-7 ml'den fazla ise, baş ağrısı, hafıza ve konsantrasyon kaybı, irritabilite, kişilik değişiklikleri ve aşırı yorgunluk tekrarlarsa hiperbarik oksijen tedavisi yapılmalıdır. Hasta 7-10 gün sonra tekrar muayene edilmek üzere taburcu edilir.

Botulismus Zehirlenmesi (Konserve Zehirlenmesi), İyi hazırlanmamış ev yemeklerinde ya da bekletilmiş yemekler de yeniden ısıtma sırasında, sıklıkla da iyi hazırlanmamış konverse halindeki gıdalarda meydana gelir.

Belirtiler ve Bulgular

Başlangıçta toraksı tuttuğu için solunumu bozar. 12-100 saat içinde belirti verir. KBB (boğazda kuruluk ve boğaz ağrısı) ve göz şikayetleri (pitozis, görme bozukluğu), nörolojik olarak güçsüzlük, baş dönmesi, paralizi, solunum sistemine ait; solunum düzenindeki bozulma, dispne (nefes darlığı), gastrointestinal sistemde; bulantı kusma, diyare bazen konstipasyon görülebilir.

Tedavi ve Bakım

ABC değerlendirilir ve sürdürülür. Konstipasyon (kabızlık) için müshil verilir. Antitoksin ajanları biliniyorsa yoğun bakımda uygulanır.

 

Mantar zehirlenmeleri yurdumuzda ölümle sonuçlanan bitki zehirlenmelerinin başında gelir. Yurdumuzda Amanita phalloides (amatoksin) ve Amanita muscarina (muskarin - zehirli çayır mantarı) türlerindeki mantar zehirlenmelerine sık rastlanır.

Belirti ve Bulgular

Mantar Zehirlenmesi Belirtileri; Bulantı, kusma, ishal gibi gastrointestinal sistemin belirtileri sıktır. Bu belirtiler mantarın alımından muskarinik tipi zehirlenmelerde 4-6 saat, amatoksin tipi zehirlenmelerde 12 saat sonra başlar. Bu belirtilerden sonra 2-3 gün süren semptomsuz dönem başlar. Bu dönemde hasta erken olarak hastaneden çıkarılırsa sitotoksik etkilerin görüldüğü 3. Dönem gelişir ve karaciğer yetersizliği ile hastayı ölüme götürebilir.

Tedavi ve Bakım (Zehirlenme Tedavisi)

Genel önlemler alınır. Hasta kusmuyorsa kusturulur. Kaybedilen sıvılar ve elektrolitler yerine konur. Muskarin tipi zehirlenmelerde atropin kolinerjik semptomlar kaybolana kadar kullanılır. Tioksik asit (alfa lipoik asit) günde 300mg verilir. Tedaviye 7-10 gün devam edilir. Kristalize penisilin 24 milyon ünite infüzyon şeklinde verilir. Hemoperfüzyon ve hemodiyaliz yapılır.


Mantar Zehirlenmeleri - Zehirli Mantarlar

Pazardan mantar aldığınız zaman, el­bette endişe etmeyin: Taze olmaları ko­şuluyla. Çünkü piyasada bilinen türleri satılır.Fakat mantar türlerini pek tanımadan, kendiniz kırlarda toplamaya kalkarsanız, ihtiyatlı olun: Çünkü bazı türleri çok cid­di sindirim bozukluklarına sebep olabile­cekleri gibi, bazıları da insanı ölüme ka­dar götürebilir.Mantar toplarken, yalnız tazelerini toplamakla yetinin. Bütün olmalarına dik­kat edin. Şüphelilerin hepsini atın yada tanıdığınız bir eczacıya sorun. Emin ol­duğunuz mantarlarla şüphelileri asla karıştırmayın.

Mantardan zehirlenme halinde, der­hal doktora haber verin. Çünkü yalnız doktor, gereken tedaviyi uygulayabilir. İlk zehirlenme belirtilerinden sora, pişmiş, pişmemiş mantarları hemen toplayın: Çünkü doktor bunlara bakarak uygula­nacak tedavi hakkında karar verebilir.

Demir Zehirlenmesi

Demir Zehirlenmesi, genellikle demir içeren ilaçların çocuklarda yanlışlıkla, erişkinlerde ise intihar amacıyla alınmasıyla oluşur.

Belirti ve Bulgular

Bulantı, mavi-yeşil renkli kusma, karın ağrısı, dizanteri benzeri ishal, nörolojik bulgular, siyanoz, asidoz, pulmoner ödem ve kardiyovasküler gözlenir. Sıklıkla gözlenen karaciğer yetmezliği ölüm nedenidir.

Tedavi ve Bakım

Desferrioksamin (Desferal amp. 500mg) solüsyon ile mide yıkaması yapılır. Daha sonra vakit geçirmeden IV yolla 80 mg/kg/12 saat dozunda enjekte edilir. BAL ve EDTA kullanılabilir.
 
Salisilat Zehirlenmesi (ASA)
Hasta Bakici

 Parasetamol Zehirlenmesi

Parasetamol Zehirlenmesi (Asetominofen), Analjezik ve antipretik olarak yaygın kullanılır. Toksik doz 140 mg/kg. Karaciğer toksisitesi yapar.

Belirtiler ve Bulgular

Bulantı ve kusma ilk görülen belirtidir. 24-48 saat içinde karaciğer enzimlerinde hafif yükselme, 2-3 gün sonra sağ kadran ağrısı, hepatomegali, sarılık ve kanama gelişebilir. İlacı plazma konsantrasyonu ilk 4 saat içinde 250 mg/litre, 12 saat içinde 50 mg/litre'den ve protrombin zamanı 22 saniyeden uzun ise prognoz kötüdür.

Tedavi ve Bakım

Destekleyici tedavi yapılır. İlk 1 saat içinde ipeka şurubu ile kusturma, 1 saati geçmişse gastrik lavaj yapılır. Müshille beraber aktif kömür verilir. Asetilsistein (mucomyst), assist şurup antidot olarak kullanılır. İlacın alımından sonra ilk 16 saat içinde verilmelidir. Başlangıç dozu 140 mg/kg, %5 dekstroz içinde 15-30 dakikada verilir. 70 mg/kg 4 saatte verilir. Oral kullanımın kusmalardan dolayı faydası yoktur.

Salisilat Zehirlenmesi (ASA)

Bu grup ilaçlar kanın kohsantrasyonunu değiştirir ve beyinde solunum sistemini etkilerler. İntihar amacıyla alınabileceği gibi yüksek tedavi dozlarında da görülebilir. Toksik doz; 150 mg/kg dan yüksek dozlar alındığında gözlenir. Alınmasından sonraki ilk 6 saatte 50 mg/dl den yüksek salisilat düzeyi hafif, 70 mg/dl den yüksek düzey orta şiddette, 100 mg/dl'nin üstü ise ağır zehirlenmeyi düşündürür.

Belirti ve Bulgular

Solunum sistemini etkiler, medullayı uyardığı için hiperventilasyon (aşırı soluk alıp verme durumu) yapar. Gastrointestinal sistem (GİS) iritasyonu; bulantı, kusma, hematemez, melana, metabolizma hızlanır; beden ısısı artar, hipogisemi görülür, kalsiyum ve potasyum seviyesi düşer. Nörolojik bulgularda; tinnitus (kulak çınlaması), laterji, yüksek dozlarda halüsinasyon, nöbetler, komalar görülür.

Tedavi ve Bakım

GİS temizleme yöntemi (İpeka şurubuyla kusturma, mide yıkama ve aktif kömür), hipoglisemiye karşı dextroz, IV sıvı verilir, serum içinde K verilir. (K seviyesine göre), Metabolik asidoz (pH 7,1'in altında) için gerekli ise, NaHCO3, nöbetler başlarsa diezepam, mide kanamasını önlemek amcıyla antiasit (ulcuran), kanı temizlemek için yapılacak son işlem hemodiyaliz yapılır. Antidotu yoktur
 
Barbitüratlarda Zehirlenme
Hasta Bakici

 Korozif Madde Zehirlenmeleri

Korozif etki gösteren maddeler; sülfirik asit, nitrik asit, hipoklorik asit gibi mineral asitler ve soda, potas, amonyak (amonyak zehirlenmesi), hipoklorid (çamaşır suyu) gibi kostik alkalilerdir.

Belirti ve Bulgular

Temas eden mukoza bölgesindeki ağrının şiddeti kusma ile birlikte artar. Kanlı kusmalar sıktır. Glottis ödemi gelişebilir. Akut dönem atlatılırsa özofagus iltihaplanması ve mediastinit, gastrik perforasyon (bağırsak delinmesi) ve özofagus (yemek borusu) darlığı gelişebilir.

Tedavi ve Bakım

Mide yıkama, kusturma yada asit ve baz gibi nötrolizan tedavisi uygulanmaz. Aktif kömürün yararı yoktur. 200 ml su veya süt içilir. IV sıvı tedavisi yapılır. Ciddi glottis ödemi varsa trakeostomi (gırtlağa nefes alımı için delik açılması) yapılır. Darlık gelişmemesi için kortikosteroidler kullanılır. Perforasyon veya peritonit ya da geç dönemde ortaya çıkan darlıklarda cerrahi girişim yapılır.

 Böcek İlaçları İle Zehirlenme

Haşere (Böcek) İlaçları ile zehirlenmeler, Organik fosfor içeren bileşiklerdir. Asetil kolin yükselir. kolinerjik kriz yapar. Etkisi alınan ilacın dozuna göre değişir.

Belirti ve Bulgular

Baş ağrısı ve ataksi (düzensiz kas hareketleri) gibi nörolojik belirtiler ve bradikardi, pupillalarda kontraksiyon, hipotansiyon, sekresyonlarda artma, pulmoner ödem, diyare, bronkospazm gibi kolerjinik belirtiler görülür. Ölüm nedeni genellikle solunum merkezi ve solunum kaslarının felci ve bronkospazm sonucu solunum durması ile olur. Bazen kalp durması gözlenebilir.

Tedavi ve Bakım

ABC değerlendirilir. Cilt üzerindeki bulaşmalar sabunlu su ile yıkanarak temizlenir. Ağızdan alınan durumlarda özofagusta problem yoksa Mide yıkaması ve aktif kömür uygulanır. Kolinerjik krizi kontor altına almak için atropin (toplam doz 50 mg'a kadar) yapılır. Antidot olarak pralidoksim kullanılır. Pralidoksim, asetil kolinesteraz enzimine yapışan organik fosfatlı molekülü yerinden koparır. 2 dakika içinde 1 g verilir.
Tedavide sedatif, hipnotik ve antikonvülsan olarak kullanılır. İlaç bağımlılığı, intihar ya da kaza sonucu zehirlenmeler oluşur. Sekobarbital ve pentobarbital gibi kısa etkili olanlar çok toksiktir. Etkileri 15 dakikada başlar, 2-3 gramlık tek doz öldürücü olabilir. Öldürücü kan düzeyi 35 g/ml üzerindedir. Fenobarbital (luminal) gibi uzun etkili olanin etkisi 3-6 saatte başlar. 5 gram ve üzerindeki dozlar öldürücüdür.

Belirti ve Bulgular

Hafif vakalarda baş dönmesi, nistagmus, ataksi ve dizartri, hipotoni, yüzeyel solunum, apne, hipotansiyon, hipotermi, ağır vakalarda MSS depresyonu ve derin koma gözlenir.

Tedavi ve Bakım

Antidotu yoktur. Semptomatik tedavi yapılır. İlk 6 saat içinde gastrik laval yapılır. Aktif kömür uygulanır. Solunum yakından izlenir. Fenobarbital zehirlenmesinde idrar alkalileştirilir. (pH 7,5) Sıvı infizyonu ile şok önlenir. Gerekirse dopamin yapılır. Hasta komadaysa hemoperfüzyon ve hemodiyaliz uygulanır. Kardiyak aritmiye neden olduklarından MSS uyarıcıları
 
Kurşun Zehirlenmesi
Hasta Bakici

 Kokain Zehirlenmesi

Kokain bir uyarıcıdır. Mental aktiviteyi arttırır. Tozu buruna çekilir.

Belirti ve Bulgular

Hastalar ajitedir. Midriyazis, koku ve tat duyusu kayıpları, disritmi ve konvülsiyonlar gözlenir. Bu vakalarda akciğer ödemi sıktır.

Tedavi ve Bakım

Genel tedavi prensipleri uygulanır. Konvülsiyonlara karşı diazem ampul, taşikardi ve hipertansiyon için propranolol uygulanır.

 Bakır Zehirlenmesi

Bakır Zehirlenmesi, Bakır oksit karbonat ve sülfat halinde endüstride sık olarak kullanılır. Bağlarda ve bahçelerde bakır sülfat fungusit olarak kullanılır. Ayrıca iyi kalaylanmamış bakır kaplarda asitli yiyeceklerin yenilmesi, yemeğe geçen bakır tuzları ile zehirlenme oluşabilir. 10 g bakır sülfatın alınması öldürücü olabilir.

Belirti ve Bulgular

Mavi-yeşil renkli kusma, ağır ishal, vücudda aşırı sıvı kaybı, şok, hemoliz, akut tübüler nekroz ve karaciğerde bakır birikimine bağılı olarak hepatit görülebilir.

 Kurşun Zehirlenmesi

Ağır Metal Zehirlenmelerinden Akut kurşun zehirlenmesi nadirdir. Buharların solunmasıyla oluşur. Absorbe olan kurşunun öldürücü dozu 0,5 g. Kanda 50 mg/dl üzeri akut zehirlenmeyi gösterir.

Belirtiler ve Bulgular

Akut zehirlenmelerde bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, ağızda metalik tad, oligürü, kardiyovasküler (kalp ve damar yetmezliği) yetmezlik, havale, ve koma görülürken daha sık olarak karşılaşılan kronik zehirlenmelerde gastrointestinal ve nöromusküler (Kas hastalıkları) belirtiler, ensefalopati (beyin hastalığı) ve hematolojik anomaliler görülür.

Tedavi ve Bakım

%1 sodyum sülfat ya da yumurta akı ve süt karışımı ile mide yıkanır. Forse ve ozmotik diürezden yararlanılır. BAL ve EDTA (Etilen diamin tetra asetik asit) birlikte uygulanır. BAL her 4 saatte bir 4mg/kg IM uygulanır. İlk 5-7 günlük tedaviden sonra penisilamin tedavisi devam eder. Konvülsiyonlarda (Havale) diazepam, karın ağırısında kalsiyum glukonat, ağrı geçmezse morfin kullanılır


Tedavi ve Bakım

Mide yıkaması yapılır. Potasyum ferrosiyanür 0,6 g bir bardak suda eritilerek içirilir. Bulunmazsa bir bardak süt içinde 2 yumurta akı karıştırılarak içirilir. Penisilamin 20 mg/kg oral verilir. British Anti Leviside (BAL), dimerkapto süksinik asit tedavisinin yararı
 
İlaç zehirlenmesi
Hasta Bakici
İzlenecek yol

önce kazazedeyi sakinleşti­riri. Yakıcı maddenin içinde bulunduğu şişe veya tüpün üzerindeki tarifi okuyun. Doktoru aradıktan sonra, nasıl davranmanız gerekti­ği konusunda sizi aydınlatması için tarifi ona da okuyun.
Hafif zehirlenmelerde, size çocuğu ara­bayla en yakın hastaneye götürmeniz ve te­laştan hızlı sürmemeniz hatırlatılacaktır. Dra­matik bir durum söz konusuysa, doktor ken­disi gelecektir.

Yakıcı madde yalnız dudakları ve yüzü tahriş etmişse, on dakika süreyle bol suyla yı­kayın. Su yutturmamaya dikkat edin. Diğer bütün durumlarda, kazazedeye kesinlikle su veya başka bir sıvı içirmeyin, çünkü tahrişat daha da yayılabilir
Kaza veya hata

ilaçların nasıl kullanılması gerektiği ile il­gili prospektüsleri özenle okuyun. Hap ve ampulleri çocuklarınızın erişebileceği yerler­de bırakmayın. Büyüklere ait ilaçlan, çocuk­larınıza vermeyin.

Yaşamamak isteği

Tehlikeli ilaçları, ruhsal durumları bozuk kişilerin yanında bırakmayın. Özellikle uyu­mak için hiçbir yerden çekinmeyecek uyku­suzluktan yakınanlardan çekinin.

Aşırı ilaç alma

Bazı insanlar nasıl kurtuluşu alkolde arar­sa, bazıları da selameti, ilaçlarda bulacakla­rını zannederler. Dikkatli olun.

İlaçların etkisi

ilaçlar, genellikle bazı organlar üzerinde etkili olurlar. Uyku ilaçları, ağrı kesici ilaç­lar ve morfinin türevleri olan bazı ilaçlar, si­nir merkezlerinde doğrudan etkilidir. Bazıları da solunumu etkiler (so­lunum güçlükleri). Kalp-damar hastalığı ilaçları, kalbin sinirsel kumandası­nı etkileyip, kalp atışlarında bozukluklara sebep olur, hatta bazen kan dolaşımı bozukluk­larına bile yol açabilirler. Bazı ilaçların da karaciğer, böbrekler, akyuvarlar üzerinde etkileri vardır. Bu tür ilaçlardan ze­hirlenme halinde, tasfiyeleri doğal yollardan aranır (tenkiye, kusma). Yapay böbreğe bağ­lanma, özel antidostlar da, çıkar yollardır.

İntihar Amaçlı İlaç Zehirlenmeleri

İntihar etmek amacıyla aşırı dozda ilaç al­dığını söyleyen biriyle de karşı karşıya gele­bilirsiniz. Dikkat! Bu iddiayı hiçbir zaman tehdit olarak kabul etmeyin ve olayı ciddiye alın. İddiaya karşı çıkmak yerine, hangi sa­atte ilaç aldığını saptamaya çalışın. Boş ilaç kutularını arayın. Özellikle şunu bilin: Bazı kalp ilaçları, bilinci hemen etkilemez, ama bir süre sonra çok ciddi kalp-damar rahatsızlık­larına veya diğer organlarda arızalara sebep olabilirler. Böyle bir kişiyi asla tek başına bı­rakmayın. Çünkü ikinci bir girişimde daha bulunabilir.

Bu arada doktorunuza veya bir hastane­ye başvurmanızda yarar vardır.
 
Yakıcı madde zehirlenmesi
Hasta Bakici
Yakıcı Madde Zehirlenmesi – Asit vb Zehirlenmeleri

Yakıcı maddeler genellikle gözden uzak kalan küçük çocuklar tarafından, merakla ka­rıştırıldıkları şişe, tüp ve kaplardan içilir. Üze­rinde "Tehlikelidir", "Asit" ve "Yakıcıdır" yazılı etiket bulunan bu tür maddeler, çocuk­ların erişebilecekleri yerlerde bırakılmamalı­dır. Ayrıca bu maddeler asla besin konan şi­şe ve kaplarda saklanmamalıdır. Aksi halde yetişkinler dahi bir kaza kurbanı olabilirler.

Yakıcı maddelerin etkisi

Yakıcı maddele­rin yutulması, üst sindirim yollarında ıstırap verici yaralanmalara ve felaketle bitecek du­rumlara yol açabilir. Dudaklar, ağız, boğaz, yemek borusu ve mide yanabilir, yemek bo­rusu ve midede delinmeler görülebilir. Baş­langıçtaki yanıklar tedavi edilse bile, çok çe­şitli cerrahi müdahaleler gerekebilir. Boğaz­da, solunum yollarının girişi de (larenks ve soluk borusu ağzı) aynı şekilde yanabilir. Bu sırada meydana gelebilecek ödem (şişme), so­lunumu aksatabilir.
Belirtiler — Yakıcı maddelerin içildiğinin be­lirtileri çok açıktır:

— Ağız düzeyinde yanma, büyük acı;
— Ağız içinde kızarıklık ve ufunet;
— Yutma güçlüğü ve göğüste ağrılar;
— Solunum güçlüğü, ses tonunda değişiklik (solunum yollarında berelenme belirtisi).
 
Gaz Zehirlenmesi
Hasta Bakici
Gaz Zehirlenmeleri

Gaz, buhar ve dumanlar, yakıcılıkları nedeniyle gözleri, solunum yollarını tahriş ederek ürkütücü bir etki yaratabilir, kesik ve boğucu bir öksürükle birlikte, kazazedeyi boğacak hale getirip, bu nefes alınamayacak ortamdan tek başına çıkamayacak kadar sarsabilir.

Göz yaşartıcı bombaların gazları, klor ga­zının yayılması (önceden soda konan bir tu­valet küvetine asla çamaşır suyu dökmeyin), plastik maddelerden yayılan dumanlar, teh­likeli ve boğucu olabilir.

Bazı gazlar da, oksijen taşıyan kan alyu­varları için zehirlidir: Renksiz ve kokusuz bir gaz olup, yanma iyi gerçekleşmediği takdir­de yayılan karbon oksidi gibi. Rölantide ça­lışan araba motorları, kömür sobaları, ocak­lar, iyi kurulmamış gazlı su ısıtma aygıtları, apartmanların alt katlarındaki çatlak boru­lar vb. aynı gazı yayabilirler.

Bu olayda zehirlenme, baş ağrıları ve kus­malarla başlar; besin zehirlenmesi izlenimi ve­rir. Ardından kazazedenin üzerine, yerinden kalkıp yardım istemesini engelleyecek kadar şiddetli bir yorgunluk çöker. Bazen bütün aile bireylerinin ölümüne bile sebep olan bu zehirlenmeler, bazı kimseler üzerinde, ölümü atlatsalar dahi, iyileşmesi imkânsız pek çok be­yin arızası bırakabilir.

Yine bazı küvet ve çukurlardan yayılan, kokusuz veya kötü kokulu başka gazlar da, karbon oksidi zehirlenmesine sebep olur. Ge­nellikle bu kazalar, gerekli tedbirlerin alınma­dığı işyerlerinde meydana gelir ve işçilerin ölü­müne yol açar.
Buna karşılık evlerde, mutfakta kullanılan bütan, propan gibi birtakım doğal ve tüple dağıtılan gazlar, zehirleyici değildir.

Bir odadaki gaz sızmasının içerdeki bütün oksijeni yok edip had bir boğulmaya sebep ol­ması, çok enderdir Ancak bu gazlar da çok çabuk parlayıp, infilak edebilir. Bu infilak ise, yaralının akciğerlerini parçalayarak ya da sebep olduğu yıkıntıyla, ölümlere sebep olur
 
Yumusak Sankr Sankroid Hastaligi Nedir
Hasta Bakici
Yumuşak Şankr Nedir (Sankroid Hastalığı)

Genellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde rastlanan akut bir zührevi hastalıktır. Nedeni Hemophilus ducreyi adı verilen bir basildir.

Kuluçka devresi: 5 gün.

Yumuşak Şankr Belirtileri: Dış üreme organlarında süratle iltihaplanıp ya­ra biçimini alan bir sivilcenin belirmesiyle ortaya çıkar.

Süreci: Oluşan sivilce frengi şankrının tersine oldukça yu­muşaktır ve kötü kokulu bol miktarda akıntılıdır. Kasık lenf bezlerinde şişlik ve ağrı başlar. Ağır vakalarda şankr patlar ve akıntılı bir yara oluşur. Eğer tedavi edilmezse, ağrılar artar ve üretim organlarının derileri soyulmaya başlar.

Tedavisi: Hastalığın başlangıcında sülfadiazin ya da spreptomisin tedavisi uygulanır. Her iki ilaç da frengide etkisiz oldu­ğundan hem hastalık tedavi edilmiş hem de frengi olup olma­dığı saptanmış olur. Penisilin frengiye yararsız olduğundan frenginin gizli kalmasına neden olur. Bunun için de kesinlik­le frengi bulunmadığı saptanmadıkça penisilin kullanılmama­lıdır.

Lenfogranülomatoz inguinalis: Zührevi bir hastalıktır ve etkeni, virüsü andıran bir organizmadır.


Belirtileri: Kasıktaki lenf bezlerinin şişmesidir. Seyri: Rektum iltihabı yan etki olarak görülebilir. Ayrıca, perine ve rektumda büzülmeler olabilir.

Tedavi: Sülfamit ve antibiyotik tedavisi uygulanır. İltihap­lı düğümler kurutulmalıdır. Rektum darlıkları için cerrahi mü­dahale gerekli olabilir.
Korunma: Korunma için hiçbir seçenek yoktur.
 
Konjenital Frengi Kalp Damar Frengisi
Hasta Bakici
Kalp ve Kalp Damarları Frengisi

Kalp kası, kalp damarları, aort kapakçıklarında ve aortta oluşan frengili bölgeler tedavi edilemez, ancak uygulanacak tedaviyle yeni bölgelerin oluşu­mu önlenebilir. Kan hücumu nedeniyle oluşan kalp yetmezliği göstergeleri bulunan kalp damarları frengisi vakalarında, fren­gi tedavisinden önce mutlaka bu yetersizlik giderilmelidir.

Belirtiler: Aort yetmezliği, kalp damarları yetmezliği ve aort çeperlerinde kese oluşumu.


Tedavisi: Çok dikkatli bir tedavinin uygulanması gereklidir ve mutlaka bir hastanede yapılmalıdır. Yatak istirahati veril­meli, hastalığa özgü frengi tedavisi uygulanmalı ve büyük aort çeperlerindeki kesecik oluşumları frengi tedavisinden sonra ameliyatla ortadan kaldırılmalıdır.

Doğmalık (konjenital Hastalıklar) Frengi

Önceleri frengi geçirmiş ge­be bir kadın mutlaka frengi testlerinden geçirilmelidir. Genellikle gebeliğin son yarısında fetüse de geçebilen frengi, doğuş­ta var olan belirtiler hafif olduğundan hastalığın varlığı genel­likle görmeyi engelleyen interstisyel keratit halinde ortaya çıkar. Eğer eskiden frengi geçirmiş gebe bir kadına penisilin kü­rü uygulanacak olursa, fetüse bulaşabilecek spiroketler temiz­lenir ve bebek hastalıksız doğar. Eğer doğumdan sonra bebek­te frengi teşhis edilirse, frengi tedavisi yanında ateş tedavisi de gereklidir. Her ne olursa olsun eskiden frengi geçirmiş olan bir kadının doğurması halinde doğumdan üç ay sonra bebekte frengi bulunup bulunmadığının saptanması için kan tahlilleri­nin uygulanması mutlaka gereklidir.
 
Frengi Nedir Sifilis Hastaligi Etkeni Bakteri
Hasta Bakici
Frengi Nedir (Sifilis Hastalığı), Frengi Hastalığı Etkeni Bakteri

Frengi çeşitli dönemlerde değişik belirtiler gösteren ya da yıllarca gizli kalabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Frenginin etkeni olan spiroket, Treponema pallidum olarak ta­nınır. Hastalık teşhisi kan tahlili ve yara oluşumunda akıntının mikroskopik muayenesi ile belirlenir. Genellikle insandan in­sana cinsel birleşim sonucu bulaşır.

Kuluçka devresi: 3 hafta.

Frengi Hastalığının Belirtileri: Mikroplu bölgede, yani dış üreme organları, du­dak, parmak gibi yerlerde şankr diye tanımlanan sert yara ile başlar.

Frengi Süreci, Frengi Nasıl Bulaşır


Frenginin seyri üç evrede incelenir: Birinci evre has­talığın kuluçka devresinden sonra başlar. Mikroplu bölgede görülen sert yaralar oluşur ve ilgili bölgede bulunan lenf bez­leri şişer. Yaralarda ve şişmiş lenf bezlerinde ağrı yoktur. İkin­ci evre şankr belirmesinden yaklaşık dört hafta sonra başlar. Bu evrede tüm vücutta, ayak tabanlarında, avuçlarda, alında bakırımsı renkli ve bir iki hafta içinde oluşan döküntüler be­lirir. Ağızda ve boğazda sümüklüböceğin geçtikten sonra bırak­tığı izleri andırır yaralar oluşur. Boğazda bu kez ağrı vardır. Bu belirtiler bir süre sonra kaybolup tekrar ortaya çıkabilir. Kan tahlili kesinlikle pozitif sonuçlar verir. Hastalık üçüncü evrede bulaşıcılık niteliğini kaybeder. Üçüncü evrenin en tipik özelliği yumruların (granülasyon doku, granülom) oluşmasıdır. Yumruların en sık görüldüğü bölge aorttur. Yumru oluşumu sonucu aort iltihabı, aort kapağı bozukluğu, kalp atardamarlarının ağızlarında daralma ve damar çeperlerinde keseciklerin oluşumu gibi yan etkiler görülür. Ayrıca, beyin zarında da yum­rular oluşabilir. Merkez sinir sisteminin en tipik frengi belir­tisi erken bunama, menenjit, motor sinirlerinin uyumsuzluğu, omurilik büzülmesi sonucu genel felç (Erb hastalığı), beyin ya da omurilikte yumru oluşumu, görme bozukluğu, sağırlık, frengi sarası, sinir sistemi frengisi ve beyin zarı frengisidir.

Frengi Tedavisi


Sifilis, yani frengi tüm vücuda yayıldığı için ba­zı hastalıkları taklit edebilir. Bu nedenle kesin teşhisin yapıl­ması gerekmektedir. Hastalığın tedavisi için en etkin ilaç peni­silindir. Penisiline duyarlı olan hastalara organik arsenik ve bizmut bileşikleri kullanılır. Genellikle, frengi tedavisi belir­tilere göre uygulanmalıdır. Uygulanacak penisilin tedavisinin dozu hastalığın evresine ve seyrine göre değişim gösterir.

Frengi (Sifiliz) Korunma Yolları


Herhangi bir başka zührevi hastalık geçiren ki­şide mutlaka frengi aranmalıdır. Çünkü hastalık pek fark edil­meden gizlice sürme eğilimindedir. Frengili olan kişilerle cin­sel birleşimden kesinlikle kaçınılmalıdır. 60 yaşını aşkın ya da 30 yıldan aşırı bir süre gizli frengisi olan kişilerle; üremi, ağır kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat edilemeyen kanserli has­talara hiçbir tedavi uygulanamaz
 
Zuhrevi Hastaliklar Deri ve Zuhrevi Hastalik
Hasta Bakici
Zührevi Hastalıklar, Zührevi Hastalıkları Hakkında Bilgiler

Zührevi hastalıklar bulaşıcıdır ve cinsel birleşme sonucu insan­dan insana geçer. Başlıca zührevi hastaıklar belsoğukluğu (go­nore), frengi (sifilis) ve yumuşak şankrdır (şankroid).

Hastalı­ğın zührevi olmasının nedeni, hastalığın etkeni olan organiz­maların üreme organlarının hazırladığı ortamın dışında yaşayamamasıdır. Sifilis ve gonore iki ayrı özellik gösterir. Sifilis vücudun tüm bölgelerine yayılma özelliği gösterirken, gonore yalnızca yerelleşir.

Her iki hastalığın da teşhisi oldukça kolaydır. Ne var ki, kadınlarda oluşan zührevi hastalıkların teşhisi oldukça güçtür ve çoğu kez kadınların bulaştırıcı özelliği daha yüksektir. Sifilisin varlığı hem kişi hem de gelecek nesil için çok önemlidir. Gonore önemsiz sayılmakla birlikte ilerlemiş vakaların etkin zararları görülebilir. Her iki hastalığın tedavisi çok basit ve kolaydır. Modern dünyamızda gençlere cinsel bil­giler verilerek hastalığın yaygınlaşması büyük ölçüde önlene­bilmiştir.
 
Pnomotoraks Nedir Pnomotoraks Tedavisi
Hasta Bakimi
Pnömotoraks Nedir

Normalde plevra boşluğunda hava yoktur. Viseral ve perietal plev-raların arasına hava girmesinin (pnömotoraks) başlıca nedeni viseral plevranın yırtılmasıyla ilgilidir. Böylece hava yollarında ve alveollerdeki hava plevra boşluğunda toplanır. Bundan başka travma, cerrahi girişim ve mediasten hastalıkları nedeniyle de pnömotoraks oluşabilir.

Spontan pnömotoraks En çok izlenen bir pnömotoraksdır. Hava keseciklerinin, hava kistlerinin veya akciğer parenkimasındaki bir infeksiyo-nun viseral plevrayı delmesiyle plevra boşluğuna hava toplanır. 30-40 yaşlarında ve sigara içenlerde daha sıklıkla izlenir. Yaşlılarda izlenen spontan pnömotoraksda çok kez akciğerde kronik bir hastalık, örneğin tüberküloz, am-fızem, interstisiyel pnömoni, pnömokonyoz, sarkoidoz vardır.
İatrojen pnömotoraks Teşhis için yapılan toransentez, iğne biyopsisi veya bronkoskopide yapılan biyopside, mekanik ventilasyonlarda, alveollerin aşırı yüklenmesinde gelişebilir.


Travmatik pnömotoraks Travma ile alveollerin yırtılmasıyla akciğerdeki havanın veya dışarıdaki havanın plevra boşluğuna toplanmasıyla husule gelir. Kaburga kırıklarıda pnömotoraksa sebep olabilir.

Klinik ve radyolojik belirtiler

Pnömotoraks hastalarının çoğunda klinik belirtiler istirahatta başlar. Bu belirtilerin başhcalan ağrı, dispne ve öksürükdür. Plevra boşluğunda hava toplanması artınca iki plevra yaprağı birbirinden ayrılır ve ağrı azalır veya kaybolur, ancak dispne artar.

Muayenede ilgili hemitoraksın genişlediği, hareketlerinin ve solunum seslerinin azaldığı izlenir.
Akciğer radyografisinde akciğerin hilusa doğru küçüldüğü ve parietal-viseral plevralar arasında hava görülür. Geniş ve özellikle tansiyon pnömotoraks vakalarında mediastenin sağlam hemitoraksa itildiği görülür.


Pnömotoraks Tedavisi

Tedavi pnömotoraksın büyüklüğüne, oluş nedenine ve gidişine göre değişir. Asimptomatik ve bir hemitoraksda %15'den az olan pnömotoraks hastalarında genellikle palyatif tedaviyle intraplöral hava 1 -2 haftada absorbe olur. Oksijen tedavisi hava absorpsiyonunu kolaylaştırır. Daha geniş pnömo-torakslarda ve palyatif tedaviye cevap vermeyen vakalarda su altı direnajıyla genellikle hava birkaç günde boşaltılır ve direnaj tüpü çıkarılır. Su altı direnajıyla 7-10 günde hava kaçağı önlenememişse torakotomiyle pnömotoraks tedavi edilir. Travmatik pnömotorakslarda cerrahi girişim oldukça sıklıkla uygulanır.

Pnömotoraks hastalarının yaklaşık %30'unda tedaviden sonra nüks olur. Nüks ihtimali ikinci pnömotoraksdan sonra %60 ve üçüncü pnömotoraks-dan sonra %85 dir. Bu nedenle ikinci veya üçüncü nüksden sonra cerrahi girişimle ilgili bölge rezeksiyonla çıkarılır.
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 101 - 120 Toplam 581
HASTA BAKICISI