ANA SAYFA arrow Hasta Bakım
Evde Hasta Bakıcı Hizmeti
Hasta Bakici

 

 

HASTA BAKIMI HİZMETİ

Hasta Bakımı bilgi gerektiren,titizlik isteyen profesyonel kişiler tarafından yapılması gereken bir iştir.
Bakıma muhtaç olma durumu hem hasta için hemde bakan kişi için hayatını çok fazla değiştiren bir durumdur.Çalışma hayatında olup anne ve babası için yada diğer nedenlerden dolayı büyüklerinin bakım ihtiyaçlarını karşılamak aile yakınlarının görevidir.Siz değerli aile yakınlarımız ve yaşlı hastalarınız için sizler adına hizmet vermek bizim için çok önem taşır.
Hastanızın yada yaşlınızın yalnızlıktan uzak kalmaları sağlanır.ayrıca güvenilir hasta bakıcılarla en iyi hasta bakımı sağlanır.Bu sayede hastanın yakını güven duyarak huzurlu bir şekilde hastasını hasta bakıcıya teslim ederek hastanın yanından ayrılır.Bakıma muhtaç olma durumu, hem bakılan kişinin, hem de bakımı üstlenen yakının hayatında bir dönüm noktasıdır. Bu durum,hasta bakıcı yakınına çok yeni sorumluluklar yükler ve yeni beceriler edinmesini zorunlu kılar. Herkesin günlük yaşamı tam anlamıyla değişikliğe uğrar.Siz değerli yaşlılarımızın Hasta bakımı eksiksiz sağlamak bizim için bir görevdir.Sizlere en iyi hasta bakımı hizmetlerini vermek için her zaman yanınızdayız.

BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

OFİS:0212 220 83 22

CEP:0507 227 78 11

 
Hasta Bakıcı Nasıl Olması Gerek
Hasta Bakimi

 

 

HASTA BAKICIDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:
Hasta bakıcılığı asla hata kabul etmeyen ve profesyonel kişiler tarafından yapılması gereken bir hizmettir. Hasta bakıcıdan iyi bir hizmet almak için öncelikli kriterler belirlenmelidir. Bu kriterin hasta bakıcısı adayında var olup olmadığı görmek, sizin istediğiniz hasta bakıcıya sahip olup olamayacağınızı gösterir.

Öncelikle hasta bakıcının kesinlikle sigara içmiyor olması gerekir. çünkü bu alışkanlık hastanın bulunduğu ortama tamamen ters bir durumdur.
Hasta bakıcıda olması gereken diğer bir özellik düzenli bir aile yaşamına sahip olması gerektiğidir. İş, düzenli aile hayatının bir yansımasıdır.ayrıca hasta bakıcada olması gereken diğer bir unsurda pratik zekaya sahip olması,asla ağır kanlı olmaması gereklidir.
Ağır kanlı bir hasta bakıcı olası kritik bir durumda hemen müdahale den çekinecekleri için görevlerini gerekli şekilde yerine getiremezler.bu yüzden olması gereken profesyonel bir hasta bakıcı hızlı ,dakik ve atak olmalıdır.pratik zekaya sahip olan bir hasta bakıcı işinin ehlidir.
Mizaç bir diğer önemli unsurdur. Güler yüzlü olmak ve pozitif bakış açısına sahip olmak, hastaneden yeni çıkmış bir hastanın yanında görmek isteyeceği ilk insan karakteridir.

Hastalık sürecinin hangi kısmında olunursa olunsun, temizlik hayatî önem taşımaktadır. Hastanın bulunduğu ortam ve giysileri ne kadar temiz olmalıysa hasta bakıcı da temizliğe özen gösteren bir kişi olmalıdır. Özellikle evde hasta bakımı çok dikkat gerektiren bir iştir.Bu yüzden hasta bakımı çok önem taşıyan bir unsurdur.

BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

OFİS:0212 220 83 22

CEP:0507 227 78 11

 
Hastanede Bakıcı
Hasta Bakimi

HASTA BAKICI HİZMETİ

Hasta bakıcı hata kabul etmeyen ve profesyonel kişiler tarafından alınması gereken bir hizmettir. İyi bir hasta bakıcıdan hizmet almak için öncelikli kriterler belirlenmelidir. Bu kriterin hasta bakıcı adayında var olup olmadığı görmek, sizin istediğiniz hasta bakıcıya sahip olup olamayacağınızı gösterir.
Öncelik hasta bakıcının sigara içmiyor olması gerekir.
Hasta bakıcıda olması gereken diğer bir özellik düzenli bir aile yaşamına sahip olması gerektiğidir.
Ancak profesyonel bir hasta bakıcı sorumluluk sahibi ve pratik zekâya sahip olan kişidir. Güler yüzlü olmak ve pozitif bakış açısına sahip olmak, hastaneden yeni çıkmış bir hastanın yanında görmek isteyeceği ilk insan güvenebiliceği bir hasta bakıcıdır.
Özellikle evde hasta bakımı çok dikkat gerektiren bir iştir.
 Bakıma muhtaç olma durumu, hem bakılan kişinin, hem de bakımı üstlenen yakının hayatında bir dönüm noktasıdır. Bu durum,hasta bakıcı yakınına çok yeni sorumluluklar yükler ve yeni beceriler edinmesini zorunlu kılar. Herkesin günlük yaşamı tam anlamıyla değişikliğe uğrar.

 

 

 

 
Hemşire Hasta Bakıcısı
Hasta Bakici

 

 

 

 HASTA BAKICI HEMŞİRE HİZMETİ

 

Uzman hemşire hasta bakıcılarımız hastalığa değil hastaya yaklaşım da bulunan hastayı fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden bir bütün olarak ele alan kişilerdir.
hastalarımızın hasta bakıcı hemşire ihtiyacını karşılama sürecini titizlikle takip etmekteyiz.
Alanında uzman hasta bakımı hemşire lerimizi ihtiyaçlarınıza göre cv portföyümüzden hızlı bir şekilde temin edip hasta ve yakınlarıyla süreç hakkında bilgi alma adına görüşme sağlıyoruz.
Uzmanlık alanına göre hasta bakıcı hemşirelerimizin görevleri değişmektedir. Trakeostomi, aspire, nazogastrik, sonda takımı ALS hastalığının seyrini yavaşlatmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek, Akciğer kanseri gibi çeşitli hastalarımızın yaşam kalitesini yüksek tutmak kurumumuz çalışanlarının başlıca görevleri arasında yer almaktadır.



HİZMETLERİMİZ


•Geriatri Özel Bakım hemşiresi
•Evde Bakım Hemşiresi
•Yoğun Bakım Hemşiresi
•Özel Bakım Hemşiresi
•Onkoloji Kemoterapi Hemşiresi
•Yara Ostomi İnkontinans Hemşiresi
•Acil Bakım Hemşiresi
•Diyaliz Hemşiresi

 

 BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

 OFİS: 0 212 220 83 22

 CEP: 0 507 227 78 11

 

 

 

 

 
YATALAK BAKICI HİZMETİ
Hasta Bakimi

 

 

YATALAK BAKICI HİZMETİ

Her insan için değişik  önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir.

Yaşlılık dönemi özel ilgi ve alaka çok fazla gerektirmektedir.Yaşamın geri kalan

kısmında rahat ve huzurlu yaşamak isteyen büyüklerimizin bakıma

muhtaç olduğu dönemlerde rahat bir şekilde geri kalan yaşamlarını rahat ve huzur

ortamda yaşamak haklarıdır.çünkü unutmamak gerekirki bizlerde birgün yaşlanacağız.

Eğer hastaneden yeni çıkmış veya kendisine eskisi gibi bakamayacak kadar yaşlı
 
olan büyüklerinize bakmanız gerekiyorsa; size yatalak bakıcısı hizmeti sunmaktayız.

İtinayla yapılan yatalak bakıcısı hizmeti için bize  başvurabilirsiniz.

ve istediğiniz vasıflara sahip yatalak bakıcısı,hizmet elemanlarımız  sayesinde

yatalak bakıcı hizmetini gerçekleştirebiliriz.

Bu arada unutmamanız gereken bir şey; temin ettiğiniz yatalak  bakıcısı
 
sayesinde eskisi kadar yorgun olmayacağınız için yakınınızla eskisinden daha
 
iyi ilgilenebilirsiniz.ve kendinizede ayrıca zaman ayırabilirsiniz.

 
YATALAK BAKICISINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:

Aile yaşantısının çok düzenli olmasına                                                

Pratik ve sorumluluk sahibi olmasına

Güler yüzlü ve sevecen olmasına                                           

Kesinlikle sigara kullanmamasına

Temizlik ve hijyen kurallarına harfiyen uymasına dikkat edilir.

Beklentinizi karşılayabileceğine inanılan yatalak bakıcısı ile sizler arasında

yapılacak bir ön görüşme neticesinde uygun görülen  yatalak bakıcısı hizmet

elemanı beğenilir ve uygun görülürse anlaşma sağlanır.
 
Aile ve çalışacak yatalak bakıcıya genel çalışma şartları anlatılarak,

çalışan yatalak bakıcısı adayına aile tarafından işlemler tamamlanarak işbaşı

yaptırılmaktadır.Yatalak bakıcısı firmamızın ilkesi kesinlikle önce güven,

güleryüz,dürüstlük ve samimiyettir.

 

 

 BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

OFİS : 0212 220 83 22

CEP  : 0507 227 78 11

 
YAŞLI BAKICI
Hasta Bakimi

 

 

YAŞLI BAKICI

Her insan için değişik  önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir.

Yaşlılık dönemi özel ilgi ve alaka gerektirmektedir. Ömürlerinin geri kalan

kısmında rahatve huzurlu yaşamak isteyen  yaşlı anne ve babalarımızın bakıma

muhtaç olduğu dönemlerde onlara yakışır bir şekilde geri kalan ömürlerini
 
kaliteli yaşamak haklarıdır.çünkü unutmamak gerekirki bizlerde birgün yaşlanacağız.

Eğer hastaneden yeni çıkmış veya kendisine eskisi gibi bakamayacak kadar yaşlı
 
olan büyüklerinize bakmanız gerekiyorsa; size yaŞlı bakıcı hizmeti sunmaktayız.

İtinayla yapılan yaşlı bakıcı için bize  başvurabilirsiniz.

ve istediğiniz vasıflara sahip yaşlı bakıcı,hizmet elemanlarımız  sayesinde

yaşlı bakıcı hizmetini gerçekleştirebiliriz.

Bu arada unutmamanız gereken bir şey; temin ettiğiniz yaşlı  bakıcı
 
sayesinde eskisi kadar yorgun olmayacağınız için yakınınızla eskisinden daha
 
iyi ilgilenebilirsiniz.ve kendinizede ayrıca zaman ayırabilirsiniz.

 YAŞLI BAKICIDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:

 Aile yaşantısının düzenli olmasına

Pratik ve sorumluluk sahibi olmasına

Güler yüzlü ve sevecen olmasına

Kesinlikle sigara kullanmamasına

Temizlik ve hijyen kurallarına uymasına dikkat edilir.

Beklentinizi karşılayabileceğine inanılan yaşlı bakıcı ile sizler arasında

yapılacak bir ön görüşme neticesinde uygun görülen  yaşlı bakıcısı hizmet

elemanı beğenilir ve uygun görülürse anlaşma sağlanır.
 
Aile ve çalışacak yaşlı bakıcıya genel çalışma şartları anlatılarak,

çalışan yaşlı bakıcı adayına aile tarafından işlemler tamamlanarak işbaşı

yaptırılmaktadır.Yaşlı bakıcı firmamızın ilkesi kesinlikle önce güven,

güleryüz,dürüstlük ve samimiyettir.

BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

OFİS : 0212 220 83 22

CEP  : 0507 227 78 11

 

 
YATILI BAKICI VE HASTA HİZMETİ
Hasta Bakici

YATILI BAKICI VE HASTA HİZMETİ

Her insan için değişik  önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir.

Yaşlılık dönemi özel ilgi gerektirmektedir. Ömürlerinin geri kalan kısmında rahat

ve huzurlu yaşamak isteyen  yaşlı anne ve babalarımızın bakıma muhtaç olduğu dönem-

lerde onlara yakışır bir şekilde kalan ömürlerini kaliteli yaşamak haklarıdır.

Eğer hastaneden yeni çıkmış veya kendisine eskisi gibi bakamayacak kadar yaşlı
 
olan ebeveynlerinize bakmanız gerekiyorsa; size yatılı bakıcı hizmeti sunmaktayız.

İtinayla yapılan yaşlı ve hasta yatalak  bakıcı için bize  başvurabilir

ve istediğiniz vasıflara sahip yatılı bakıcı,hizmet elemanlarımız  sayesinde

yatılı bakıcı hizmetini gerçekleştirebiliriz.

Bu arada unutmamanız gereken bir şey; temin ettiğiniz yatılı ve yaşlı bakıcı
 
sayesinde eskisi kadar yorgun olmayacağınız için yakınınızla eskisinden daha
 
iyi ilgilenebilirsiniz.ve kendinizede ayrıca zaman ayırabilirsiniz.

 

YATILI BAKICIDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:

Aile yaşantısının düzenli olması                                                

Pratik ve sorumluluk sahibi olması

Güler yüzlü ve sevecen olması                                           

Kesinlikle sigara kullanmaması

Temizlik ve hijyen kurallarına uyması mutlaka gereklidir.

 

Beklentinizi karşılayabileceğine inanılan yatılı bakıcı ile sizler arasında

yapılacak bir ön görüşme neticesinde uygun görülen hasta veya yatılı bakıcısı

beğenilir ve uygun görülürse anlaşma sağlanır.
 
Aile ve çalışacak Hasta ve yatılı bakıcıya genel çalışma şartları anlatılarak,

çalışan yatılı bakıcı adayına aile tarafından işlemler tamamlanarak işbaşı

yaptırılmaktadır.Yatılı bakıcı firmamızın ilkesi kesinlikle önce güven,

güleryüz,dürüstlük ve samimiyettir.

 

BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN

OFİS : 0212 220 83 22

CEP  : 0507 227 78 11

 
 
Alzheimer nedir?
Hasta Bakimi

İnsan beynindeki hatıraları, anılar ve öğrenilmiş yetileri günden güne silen, size geride unutkan bir insan bırakan hastalığın adıdır Alzheimer hastalığı. Günümüzde Alzheimer (alzaymır) hastalığı ile mücadele eden insan sayısı günden güne artmaktadır. Özellikle yaşlı bireylerde kendini gösteren bu hastalığa biraz daha yakından bakalım.

Alzheimer nedir?

Alzaymır hastalığı kısacası unutkanlıktır. Hatta o kadar ileri derece bir unutkanlıktır ki bir gün uyandığınızda yanınızda yatan eşinizi bile hatırlayamama tıpkı filmlerde olduğu gibi ben neredeyim, sen kimsin ve neden yanımda yatıyorsun gibi cümleler kurmanız içten bile değil. Tıbbi olarak anlatmak gerekirse beynin günbegün hafıza ve depolama fonksiyonlarını yitirmesidir.

Alzheimer (alzaymır) hastalığı belirtileri nelerdir?

Pratik hesap ve işlemleri artık kolayca yapamıyorsanız, artık daha fazla unutmaya başlıyor ve kısa kısa notlar alıyorsanız, eskiden çok iyi bildiğiniz yolları ya da tarifleri artık daha zor hatırlıyorsanız, karakter ve ruh hallerinizde değişmeler var ise, çok basit konularda bile karar verirken zorlanıyorsanız maalesef sizde de alzheimer belirtileri başlamıştır.

Alzheimer testi nedir?

Çok basit 20-25 sorudan oluşan bu test sayesinde en azından Alzheimer hastalığı sizde baş göstermiş mi anlayabilirsiniz. Teste verdiğiniz cevaplara göre siz de kendinizi en azından bir ön değerlendirmeden geçirmiş olacaksınız. Alzheimer testi için bakabilirsiniz.

Alzheimer tedavisi nedir?

İşin özü alzaymır hastalığı tedavisi maalesef yoktur. Bu noktada hayati önem taşıyan nokta ise bu hastalığın teşhisinin erken konulması ve ilerlemesinin engellenmesidir. Yani amaç ilerleyen dönemlerde hastanın yaşam kalitesini en üst noktada tutmaktır. Şu anda tedavisi olmaması ilerleyen zamanlarda bu hastalığa çare bulunamayacağı anlamına da gelmiyor. Şu anda alzaymır tedavisi için ışık verici çalışmalar bilim adamları tarafından sürdürülmektedir.

Alzheimer için şifalı bitkiler

Doğa ananın alzheimer hastaları için sunduğu bazı hediyeler yok değil. Alzaymır hastalığı için şifalı bitkiler daha çok hafızayı güçlendirme amaçlı kullanılan bitkilerdir. Bu bitkiler ise horsebalm bir diğer adıyla monarda, biberiye, brezilya kestanesi, bakla, karahindiba, çemen otu, ginko, adaçayı, ısırgan otu ve gotu kola otudur.
Son bir hatırlatma ise sürekli beyin egzersizleri yaparak, bulmaca çözerek ve hafızamızı tazeleme amaçlı zorlarsak alzheimer hastalığına karşı bireysel anlamda en etkin savaşı vermiş oluruz.

Bir önceki yazımız olan  başlıklı makalemizde elma uykuyu kaçırır mı, hamilelikte kahve ve kahve kaç kalori hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağdaki adam Alzheimer hastası. Çocuklarını ve daha bir çok kişiyi hatırlayamıyor.

Ancak ne zaman eşini görse hep aynı şeyi diyor; BENİM GÜZEL KARICIĞIM.!!

ve bir tek onu hatırlıyor.

 
 
 
Demanslı Hastanın Psikolojisi
Hasta Bakimi

Demanslı Hastanın Psikolojisi Demanslı Hastanın

Yakınının Psikolojisi ve Hastaya Yaklaşım 

Demans entellektüel fonksiyonlardaki deteriorasyon (bozukluk) ya da kayıptır. Entellektüel fonksiyonlar tek, basit bir fonksiyon değil, integre mozaik tarzında birbiri içine geçmiş özellikleri içerir. Bunlar ezberleme, yeni materyal öğrenme, problem çözme, sözel kapasite, aritmetik beceri ve görsel uzaysal ilişkilerin bileşimidir. Demans birçok hastalıkta görülebilir. Demanslı hastaların bir bölümünde demansın yanısıra entellektüel fonksiyonlar üzerine direkt etkisi olmayan başka hastalıklar da bulunur. Ayrıca demanslı hastaların beyinlerinde görülen bazı patolojik değişiklikler ileri yaşta olup demans özellikleri göstermeyen bireylerde de mevcuttur.  Demans 65 yaş üstündeki tüm insanların % 5 - % 11’inde gelişmekte ve 85 yaş üstündekilerin % 50 kadarını etkilemektedir. Kalp hastalığı, kanser ve inmeden sonra ölüme sebep olan hastalıklar sıralamasında dördüncü olan Alzheimer hastalığı yılda 100.000’den fazla ölümden sorumludur.

 Demansın Belirtileri Nelerdir ? 

 Hemen herkesin bildiği gibi demansın baş belirtisi bellek kusuru yani unutkanlıktır. Buna uygun olarak yeni bilgileri öğrenme yetileri bozulmuştur.  Zaten eski bilgiler iyi biçimde anımsanırken yeni bilgilerde daha fazla anımsama güçlüğü vardır. Dil kullanımı giderek bozulur, yineleme, yanlış söyleme, hiç konuşmama bunlardan bazılarıdır. Motor becerilerin de bozulmasıyla birlikte eskiden kullanmakta olduğu aletleri kullanamaz olur. Örneğin erkek hastalar traş olamaz, kadın hastalar mutfak aletlerini kullanmayı beceremez. Tüm bunlar kişinin günlük yaşantısında, toplumsal ilişkilerinde ve mesleki işlevselliğinde bozulmaya yol açar.  

 Aslında demansın belirtilerini böyle kabaca listelemekten çok demansın gelişim evrelerine göre ele almak daha açıklayıcı olabilir.             Demansın erken evresinde ılımlı bir unutkanlık dışında çarpıcı belirtiler bulunmayabilir. Çoğu kişinin önemseyebileceği isimleri, bazı olayları unutma gibi duruma özgü olmayan belirti ön plandadır. Hemen her zaman bu unutkanlık bir yakınma nedeni olmadığı gibi, üstüne üstlük hasta tarafından ustaca gizlenmeye çalışılır. Hasta unutkanlığın yolaçtığı sorunları kendi yöntemleriyle ve çoğunlukla da kaçınma ile halleder. Örneğin arkadaşlarıyla emekli klübünde bezik oynayan hasta, unutkanlık nedeniyle başarısız olmaya başlayınca, yorgunluk, ortamı beğenmeme gibi gerekçelerle o gruptan uzaklaşmaya başlar. Başbakanın adını anımsamamayı gazete okumamaya, torununun adını anımsamamayı ise hiç ziyaretine gelmemelerine bağlar. Ancak bu yitimler hastayı mutsuz etmekte, endişeye sevketmektedir. Neşesizlik, huzursuzluk, uyku düzensizliği, içe kapanma gelişir. Hasta yitimlerin büyük oranda farkındadır. Hastanın çevresindekiler ise bu değişimin farkına varmakta güçlük çekerler ya da olağanlaştırırlar. 

            Orta evrede ise unutkanlık artık iyice belirginleşmiştir. Bu evre genellikle hastanın çevresindekilerin uyandığı evredir. Bellek bozukluğu ile hasta nerede olduğunu, ne yapacağını, evi dahil bildiği yerlere nasıl ulaşacağını bilmez hale gelir. Aynı soruları tekrar tekrar sorar. Burada üzüntü, sıkıntı gibi ruhsal belirtilerin yerini öfke, kızgınlık gibi ruhsal sorunlar alır. Çevresindekileri tanımakta güçlük çeker. Önceden yüklendiği hiçbir sorumluluğu yerine getiremez. Küçük kazalara neden olur. Artık hemen hiçbir aleti kullanamaz olur. Anlama güçlüğü nedeniyle, onu ikna çabalarını değerlendiremez; bu durum dışarıdan hastalık gibi görünür. Kuşkuculuk, alınganlık, cimrilik belirginleşir. Bu dönemde hastanın bu belirtilere karşı farkındalığı pek yoktur. Hastanın yakınları ise onu tedavisi konusunda ikna etmeye uğraşırlar, harekete geçerler. 

            İleri evrede tüm işlevlerde şiddetli kusurlar gelişir. Hasta konuşmakta, yürümekte, yemek yemekte güçlük çeker, inkontinans oluşabilir. Bellek tamamen bozulmuştur. Saldırganlık, uyumsuzluk, aşırı hareketlilik olabileceği gibi, sürekli yatma, hiç hareket etmeme gibi belirtiler de bulunabilir. Sonuçta hasta giderek yatağa bağlı bir hale gelir. Bu durumda da pekçok hastalığa yatkın hale gelir ve bu şekilde kaybedilir. 

             Demanslı Hastanın Psikolojisi ( Ruhsal Problemler ) 

             Hafıza problemi olan kişiler aynı zamanda üzgün, keyifsiz veya kederli olabilirler. Hafızası bozulmuş bir kişinin böyle kederli olduğu hallerde dikkatli bir teşhis konularak, eğer varsa depresyonun tedavisi yoluna gidilmesi önemlidir. Hafıza problemi Alzheimer hastalığına bağlı olmayabilir veya hastada hem Alzheimer hem de tedaviye cevap verebilecek bir depresyon bulunabilir. 

            Eğer tedavi edilemez bir hastalığı olan kişinin morali bozuksa, bunun sebebi mantıksal olarak kronik hastalığa bağlı depresyon gibi görünmektedir. Ancak bütün Alzheimer veya başka kronik hastalıkları olan kişiler depresyon hali göstermezler. Bazı hastalar problemlerinin farkında değil gibi görünmektedirler. Kişinin durumuyla ilgili olarak anlayış gösterilebilir, ancak derin keder veya sürekli depresyon ne normaldir ne de gereklidir. Bu tip depresyonlar tedaviye iyi cevap verir, böylece kişi değişmez bir demans hastalığına sahip olsun ya da olmasın kendini daha iyi hissetmesi sağlanabilir. 

            Araştırmacılar, depresyona girme sebebini anlamaya çalışmakla birlikte bunun tam bir yanıtını henüz bulabilmiş değillerdir. Bize kötü birşey olduğu zaman şüphesiz kendimizi üzgün ve kederli hissederiz. Ama bu, depresyon olayını tam olarak açıklayamamaktadır. 

             Depresyona giren bir kimsenin, bu durumdan kendi başına kurtulması imkansızdır. Kendisine sözle yapılan uyarılar da onun duygularını ve içinden çıkılmaz durumunu olumsuz yönde etkileyecektir. Bazı kişiler için onları neşelendirmeye çalışmak, onlar için anlaşılmadıkları duygusunu oluşturur. 

              Sağlık Şikayetleri 

             Sık sık sağlık problemlerinden yakınmaları olabilir. Kronik bir şikayeti olsa bile bu şikayetlerin ciddiye alınması ve böyle şikayetler için fiziksel bir sebep olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir. Sağlık problemleri üzerinde yoğunlaşan insanlar gerçekten mutsuzdurlar ve uygun bakıma gereksinim duyarlar. 

             İntihar 

             Kişi kederli, morali bozuk veya isteksiz olduğunda her zaman kendine zarar verme ihtimali vardır. Bir Alzheimer hastası için intihar planı yapmak zor olabilir, ancak kendine zarar verme ihtimaline karşı her zaman uyanık olunmalı ve intihar konusunda yapılan yorumlar her zaman ciddiye alınmalıdır. 

             Alkol veya İlaçların Kötüye Kullanımı 

             Depresyona giren kişiler içlerindeki kederden kurtulmak için alkol veya ilaç (traklizan) kullanabilirler. Bu bir demans hastasının fonksiyon yeteneğini iyice düşürür. Yalnız yaşayan ve daha önce alkol veya ilaç kullanımı olan kişilerde bu ihtimale karşı dikkatli olunmalıdır. 

             Çok alkol kullanan ve demans hastalığına yakalanan kişiler, ailelerinin kontrolü bakımından çok güç durumlar yaratabilirler. Böyle kişiler normal insanlara göre çok az alkolden etkilenebilir ve bir kadeh içki bile onların fonksiyonlarını kötü yönde etkileyebilir. Böyle kişiler genel olarak beslenme bozukluğuna sebep olacak kadar kötü beslenirler. Kaba inatçı ve saldırgan davranışlarda bulunabilirler. 

             Cansızlık ve Kayıtsızlık 

             Bazen bu hastalar cansız ve kayıtsız bir hale gelirler. Sadece oturur ve hiçbir şey yapmak istemezler. Böyle kişilerin sinirli kişilere göre bakımları daha kolay olabilir, ancak böyle bir davranış yine de görmezden gelinmemelidir. Aynı depresyonda olduğu gibi, demans hastalarının neden cansız ve kayıtsız hale geldikleri tam olarak bilinmemektedir. 

                  Duyguları Hatırlama 

             Demans hastaları duygulara sebep olan olayı hatırlamayabildikleri halde, bu olay sonunda yaşadıkları duyguları hatırlayabilirler. Günlerce kızına kızgınlığını sürdüren bir hasta kızmasına yolaçan nedeni unutabilir. 

                Öfke ve Alınganlık 

             Bazen demans hastaları öfkelenirler. Eşyaları bir yerlere vurup, verilen bakıma reaksiyon gösterir, yemekleri fırlatır, bağırır ve ithamlarda bulunabilir. Bu ciddi bir durum olmakla beraber sık meydana gelmemekte ve kontrol edilebilmektedir. 

               Endişelenme, Sinirlilik ve Huzursuzluk 

             Demans hastaları endişeli, sinirli, huzursuz ve kızgın hale gelebilirler. Gezinebilir veya kıpırdanabilirler. Kişi neden sinirli olduğunu açıklamıyor olabilir veya makul olmayan bir şekilde açıklıyor olabilir. 

             Bazı endişe ve sinirlilik halleri beyindeki değişikliklerden kaynaklanabildiği gibi bazıları da kaybolma veya gerilme ile ilgili gerçek duygulardan meydana gelebilir. Nerede olduğunu bilmemek, ne yapması gerektiğini bilmemek veya kişinin tanıdığı şeylerin nerede olduğunu bilmemek gibi gerçek duygular kişiyi endişelenmeye sevkedebilir. Tanıdık bir çevre isteği (Eve gitmek istiyorum.) veya geçmişteki tanıdık kişiler için kaygı duymak (Çocuklarım nerede?) endişe yaratmaya sebep olabilir. 

             Kol saati gibi sevdiği özel bir şeyi kaybetmek de onu üzebilir. Hasta yine doğru bir duygu yaşamaktadır (birşey kaybolmuştur, hafızası kaybolmuştur, zaman kaybolmuştur, birçok şey kaybolmuştur), ancak açıklaması yanlıştır. 

 

             Yanlış Fikirler, Şüphecilik, Paranoya ve Halüsinasyonlar 

             Unutkan kişiler, dayanılmaz boyutta şüpheci olabilirler. Başkalarının paralarını, eşyalarını ve hatta kimsenin almayacağı eski diş fırçası gibi eşyalarını çaldıklarından şüphelenir veya onları itham edebilirler. Eşyalarını saklayabilirler, yardım için bağırabilir veya polis çağırabilirler. 

             Demans hastası gerçekte olmayan şeyleri görebilir, duyabilir, hissedebilir veya koklayabilir. Böyle bir halüsinasyon onu korkutabilir veya hoşuna gidebilir.Demans Hastasının Yakınlarının (Bakımı Üstlenen Kişilerin) Psikolojisi  Kronik bir hafıza kaybı olan demans hastasının bakımını sürdüren kişilerde çeşitli duygular oluşabilir. Kronik bir hastalık gerçeği ile yüzleşebildiğinde duygusal çöküntü normaldir ve anlayışla karşılanabilir. Hastanın bakımını sürdüren kişilerin yaşadıkları duygular şöyle sıralanabilir :

              Kızgınlık

             Hasta yakını bunun kendi başına gelmesine, bakımı yüklenen kişi olmasına, ona yardım etmeyenlere ve çaresiz kalmasına kızabilir. Bazı demans hastaları dayanması imkansız görünen davranışlar sergileyebilirler. Bu durumda kızmamak imkansız gibi görünmektedir. Yaşanan bu öfke zaman zaman aile bireylerine, doktora, Allah’a karşı olabilmektedir. Demans hastasının hasta yakınını hayatına getirdikleri ve götürdüklerine kızgınlık duymasının insani bir duygu olduğu anlatılmalıdır. Ancak bu duygunun hastaya yansıtılmasının onun davranışlarını daha da kötüleştireceği, onun hastalığının yaşanan bu öfkeyi makul şekilde karşılamasını imkansız hale getirebileceği belirtilmelidir. 

            Öfkeyle başetmenin ilk adımı hastanın davranış şeklinin nasıl olabileceğinin kavranması ve davranışlarının sebebi olarak beyinde olup bitenlerin anlaşılmasıdır. Hastanın rahatsız edici davranışlarını değiştirebilmek için, ortamın ya da günlük düzenin değiştirilmesi denenebilir. Ayrıca sadece hoş olmayan hareket tarzının hastalıktan kaynaklandığını ve kişinin kontrolünde olmadığını bilmek rahatlatıcı olabilir. O hastadır ve çoğu kez davranışlarını kontrol edememektedir. 

                Utanma

             Bazen demans hastasının davranışları utanç verici olabilir ve çoğu zaman yabancılar ne olduğunu anlayamazlar. Bu duyguyu azaltmak mümkündür. Komşulara açıklama yapmak ve hastalığı anlatmak onların daha anlayışlı olmalarını sağlayacaktır. Komşuların ve yakın aile bireylerinin problemi bilmeleri hasta yakınına daha fazla yardım ve destek vermelerini temin edecektir. Ayrıca bu hastalığa sahip kişilere bakan ve aynı sorunları yaşayan kişilerle tecrübeleri paylaşmak ve hatta destek grupları oluşturmak da çok önemlidir. 

             Aile bireylerinin, kronik bir demans hastalığı sebebiyle kendilerini çaresiz, zayıf ve demoralize hissetmeleri normaldir. Bu duygu ile başetme yolları da diğerleri ile benzerlik arzetmektedir. 

                       Suçluluk

             Aile bireylerinin, hasta kişiye karşı geçmişte davranışları, hastanın tuhaf davranışları nedeniyle utanç duymaları, kişiye karşı sakinliklerini koruyama- maları, bakım sorumluluğunun kendi üzerlerinde olmasını istememeleri, hastayı bakımevine yerleştirmeyi düşünmeleri veya kimi yersiz kimi kritik diğer birçok nedenden ötürü kendilerini suçlu hissetmeleri oldukça normaldir. Dikkat edilmezse ve önlem alınmazsa bu suçluluk duygusu kişinin sağlıklı kararlar vermesini engelleyerek problem haline dönüşebilir. Yapılması gereken suçluluk duygusunun farkında olup bunun için çözüm üretmektir. Suçluluk duygusunun etkisi altında olduğunu farkeden kişinin bu çember içinde dönüp durmak ya da kaldığı yerden hayatına devam etmek yönünde iki seçeneği vardır. Mantıklı olanı demans hastasıyla olan yaşamının dışında da bir hayatı olduğunu bilmesi ve bu hayatı sürdürmesidir. Bu davranışı demans hastasına da faydalı olacaktır. 

                  Gülmek, Sevgi ve Mutluluk

             Gülmek problemler karşısında aklımızı koruyan bir lütuf gibidir. Demans hastasının yaptığı hatalara gülmek, insanın kendisini kötü hissetmesine neden olacak birşey değildir. Komik olan şeyin ne olduğunu anlamasa bile demans hastası da gülmeye katılabilir. Çevredeki kişilerin hasta ile paylaşabildiği sevgi göstergeleri üzerinde yoğunlaşmak faydalı olabilir.  

                      Depresyon

             Çoğu kez keder ile depresyonu veya öfke, depresyon ve endişeyi birbirinden ayırmak güç olabilir. Demans hastası bulunan aileler çoğu kez günden güne, haftadan haftaya, kandilerini üzgün, depresif, cesaretleri kırık hissederler.

             Demans hastalığı kendimizi iyi hissetmememiz için gerçek bir neden yaratır. Bazen danışmanlık hizmetleri bu depresif hali azaltabilir. Bu hizmetler depresif hali oluşturan nedenleri ortadan kaldırmaz. Sadece bu sorunla başetmeye yardımcı olur. 

                 Yalnızlık Duygusu

             Bir demans hastasıyla birlikte yaşarken yalnızlık hissine kapılmak çok sık karşılaşılan bir durumdur. Hepimiz yalnızız ve neler yaşadığımızı tam olarak kimse anlayamaz. Ama bir zamanlar kendisiyle birşeyler paylaşılan bir kişide meydana gelen değişiklikler nedeniyle hasta yakınının kendisini yalnız hissetmesi daha da katlanılması zor bir yalnızlıktır. Aile bireyleri, arkadaşlar ve hastanın yakınları olan diğer kişilerle paylaşımlarda bulunmak, bu yalnızlık duygusunu biraz olsun hafifletebilir. 

                Umutlu ve Gerçekçi Olma

             Hasta yakınları hastalıkla savaşırken, hastalığın tedavisi için birçok olası yöntemleri denemekle birlikte çok sayıda farklı doktorlara götürerek farklı tedavilerle hastalarının iyileşmesini umut edebilirler. Yolunda gitmeyen şeyleri kabullenmekten kaçındıkları gibi bazen sebepsiz yere gülme ve anlamsız davranışlarda bulunma gibi tavırlar sergileyebilirler. Bunlar doğal olup, tepkisel davranışlardır.Hem umutlu, hem de cesareti kırılmış olma duygularının biraraya gelmesiyle oluşan bu tecrübe, birçok ailede yaşanmıştır.
            Demans hastasının bakımını üstlenen kişilerin sayılan bu sıkıntı verici duygulardan kurtulmalarında yardımcı olabilecek birçok seçenek sıralandı. Fakat bunların ortak bir noktası vardı : Dayanışma

             Ülkemizde de bu hastalık artık eskisine oranla daha fazla tanınmakta ve bu hastalığın sorunlarıyla yüzleşen insanlar biraraya gelerek güçlerini birleştirmenin ne kadar önemli olduğunu kavramaktadır. Bunun için yapılabilecekler şöyle sıralanabilir :

 -            Araştırma projelerinde görev almak.

 -          Telefonlara cevap vermek veya ofis işlerinde yardımcı olmak.

 -          Kişisel becerileri kullanmak. Gönüllülerin yönettiği bir gündüz bakım programına katkıda bulunmak.

 -          Bir destek grubuna liderlik etmek.

 -          Desteğe ihtiyacı olan diğer hasta yakınlarını saptayarak, onlarla bağlantı kurmak.

 -          Yardım toplama çalışmalarına katılmak. ( Küçük miktar paralar bile büyük değişiklikler yaratabilir.)

 -          Yerel bakım veya evde bakım programının başlatılmasına öncülük etmek.

-           Uzun dönemde bakım hizmetlerini destekleyen resmi kuruluşlarla birlikte çalışmak.

 
 
PANİK ATAK TÜRLERİ
Hasta Bakimi

PANİK ATAK TÜRLERİ

Panikatak, başta "Panik Bozukluk" olmak üzere, birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda
(Tiroid bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları, kansızlık gibi...)
görülebilen; beklenmedik bir anda, herhangi bir yerde ortaya çıkan; yoğun kaygı,
bunaltı, korku karışımı bir nöbettir.

Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki, kötü bir şey olacağı
veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan, doğal olarak o
ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek
bir sağlık kuruluşuna müracat edilir. Çoğu kez de hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama
olur ve nöbet geçebilir.

Panik atağı yaşayanların bazıları, o esnada kalp krizi geçirdiklerini ve öleceklerini hissederler.
İlk defa hayatla ölüm arasındaki o ince çizgide, kendisini ölüme yakın hisseden kişi, büyük bir
korku ve dehşet yaşar. Bazısı o an kim varsa, ona vasiyetini söyler. Telaş ve kaygıyla bir an önce
acile-doktora yetişmek için etrafına yalvarır. Kimisi aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü
yitireceğini, düşüp bayılacağını hisseder.

Panik atak geçtikten sonra; kişi üzerinden kamyon geçmiş gibi hisseder. Müthiş bir yorgunluk,
isteksizlik, sese, gürültüye, kalabalığa, ışığa karşı tahammülsüzlük ortaya çıkar. Yatmak, dinlenmek
en iyi bir seçim olur. Yanında güvendiği birisi olsun ama soru sormasın, fazla konuşmasın istenir.
Bunlar zaten bir "harpten çıkmış" insanı daha da yorar.

01 - PANİK ATAK TÜRLERİ

1. Beklenmedik Ataklar: Nedensiz,birden ortaya çıkan nöbetler. Panik bozuklukta bu tür ataklar vardır.
2. Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada bir durum karşısında ortaya çıkar.
3. Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz. Örneğin araba kullanırken panik atak oluşmaktadır. Bazen araba kullandıktan sonra atak geçirmektedir...

Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır.Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım veya bir saat sürebilir.

PANİKATAKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER:

1. Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar...
2. Terleme(Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
3. Titreme, sarsılma, itilme hissi
4. Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi)
5. Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı, havanın yetmemesi gibi hisler)
6. Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
7. Bulantı, karında ağrı, şişkinlik , gaz oluşması, geğirti.(Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
8. Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
9. Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır,cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır, ya da depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali; sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişide kendisini hissedememe, algılayamama, kendisine yabancılaşma durumu oluşur.)
10. Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
11. O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu, ölüm korkusu
12. Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken diken olma halleri
13. Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları


02 - PANİK ATAKLARIN GÖRÜLDÜĞÜ DURUMLAR - PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR

1. Panik Bozukluk:
Panik ataklar en sık ve en çok panik bozuklukta görülür. İleride panik bozukluk ayrıntılı anlatılacaktır...

2. Sosyal Fobi:
Sosyal fobik bir insanda zaman zaman panik atak yaşayabilir. Karşı cinsle konuşma durumunda kalma, bir toplulukta bulunma ve göz önünde olma, birileriyle tanışma ve göz göze gelme zorunluluğu, birilerinin önünde yazı yazma, birşeyler yiyip içme, başkalarının yanında çişini yapma durumlarında panikatak yaşanabilir. Kişinin elleri titrer,yüzü kızarabilir.Terleme ve ateş basması, şaşkınlık, konuşmada kekeleme ve şaşırmalar ortaya çıkabilir. Bu o anki zorlanma durumuna bağlı bir kaygı-panik durumudur. Diğer zamanlarda, ya da kişinin bu ortamlardan kaçındığı zamanlarda panikatakı olmaz. Oysa Panik bozuklukta her hangi bir yerde ve her hangi bir zamanda; beklenmedik bir anda panikataklar ortaya çıkabilir. Sosyal fobikler çocukluktan itibaren sessiz, utangaç, çekingendirler, okullarda parmak kaldırmazlar, tahtaya kalkmazlar, kaldırıldıklarında yüzleri kızarır, bazen konuşamazlar, başları öne eğilir ve çok sıkılırlar ve utanırlar. Pek arkadaşları olmaz.

3. Özgül Fobi:
Özgül fobide; korkulan, kaçınılan tek bir nesne yada bir durum vardır. Örneğin; kedi-köpek-böcek görülünce, yaralanınca, kan görülünce, uçağa binince panikatak yaşanır.

4. Posttravmatik Stres Bozukluğu (Travma sonrası stress bozukluğu):
Tehdit, ağır hakaret ve saldırıya maruz kalma, işkence, tecavüz olaylar, deprem ve diğer doğal afetler, savaşlar gibi herkes için ciddi tehdit ve korku oluşturan durumlarda da zaman zaman panik ataklar olabilir. Kişi yaşadığı olayları hatırlatan bir ses, görüntü veya herhangi bir uyaranla birden geçmiş acı, travmatik anlarına dönebilir. Bazen uykularından panikle uyanırlar. Kendisini hala savaşta, cephede hissedip sipere yatanlar olur. Deprem travmasına maruz kalanlar o anı aynen yaşayabilirler.5. Akut Stres Bozukluğu:
Posttravmatik stres bozukluğundaki gibi bir olayla karşılaşılmıştır. Ancak kişinin sıkıntıları olayı izleyen bir ay içerisinde ortaya çıkar. Belirti ve şikayetler en az iki gün, en fazlada bir ay sürmelidir. Ağır bir benlik çözülmesi, karmaşa hali vardır. Duygusal tepki kaybı, uyuşukluk, dalgınlık, yabancılaşma, gerçeği algılamada bozukluk, kimlik duygusunda karmaşa ortaya çıkabilir. Bazen de panikatakta görülen çarpıntı, terleme, kızarma, yabancılaşma belirtileri görülür.

6. Genelleşmiş Anksiyete Bozukluğu:
Anksiyete; kaygı, bunaltı,sürekli sıkıntı ve stres altında olma halidir. Bütün vucudu ve zihni etkilediğinde yaygınlaşmış demektir. Yoğunluğu artığında panikatak oluşabilir. Kişinin düşünce, duygu ve davranışları tamamen kaygı ve stres altındadır. Sürekli kötü bir şeyler olacağı endişesi vardır. En aşağı altı aydır her gün kaygı yaşanmaktadır. Bir çok olay ve etkinlikler hakkında abartılı kuruntular-evhamlar dikkat çeker. Kişi huzursuzdur. Sürekli yer değiştirir. Sabırsız ve sinirlidir. Kaslarında gerginlik ve ağrılar vardır. Çabuk yorulur, dikkati dağılır. Her şeyin en kötüsünü düşünür. Sese ,gürültüye ve ışığa karşı aşırı hassastırlar. Aşırı heyecanlı ve telaşlıdırlar. Adeta diken üzerindedirler. Oturdukları koltukların uçlarına "emaneten" oturur gibiler. Erkeklerde erken boşalma ve başarısız olma korkuları vardır. Mide-barsak sisteminde gastrit-ülser sıktır. Sık sık tuvalete giderler. Aşırı terlerler. Avuç içleri hep ıslaktır. Bazıları bu kaygıyı bastırmak için alkol, kumar yada seks bağımlısı olur. Bazı hızlı çapkınlar bu kaygılı insanlardır. Bu kaygı-endişe hali yoğunlaştığında panikataklar ortaya çıkabilir. Bazen de birlikte görülebilirler.

7. Obsesif-Kompulsif Bozukluk(Takıntı-Saplantı-Titizlik Hastalığı):
Takıntılı-titiz kişilik yapılarında olan insanlarda daha çok görülen bir hastalıktır. Saçma olduğu bilinmesine rağmen tekrarlayıcı davranışlar olabilir. Örneğin kapı kilitlendiği halde defalarca kontrol edilir. Hatta yollardan işten dönülerek, bazen komşuya kontrol ettirilerek emin olunmak istenir. Ellerini bir kalıp sabunla yıkadıktan sonra hala temizlenmediğini düşünen şahıs, başına, tasdik için birini dikebilir. İçinden kutsal değerlere isyan-küfür gelen kişi, sürekli dualar okuyarak kendisini temizlemeye çalışır. Bazılarında çocuklarına-yakınlarına zarar verme korkusu ortaya çıkınca, onlarla yalnız kalmamaya çalışır. Kesici aletleri ortadan kaldırıp, hatta evden uzaklaştıranlar olur. Kimisi mikrop kapıp hasta olmaktan korkar. Bir yere dokunmaz. Ellerini sürekli temizler, eldiven kullanabilir. Peçeteyle kapıları tutabilir. Saatlerce banyoda tuvalette kalınabilir. Yanlış oldu diye defalarca ibadet edilebilir.Sa atlerce abdest alınabilir. AIDS ın gündemde olduğu günlerde, güvenliksiz seksüel ilişki kuran insanlarda AIDS takıntısıyla sürekli muayene ve tahlil yaptırmalar baş gösterir. Bu tür hastalarda da takıntılarıyla ilgili kaygı ve stres düzeyleri yükselince panik atak ortaya çıkar.

8. Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu:
Kişinin bağlı yada bağımlı olduğu bir nesneden, kişiden, yerden ayrılmak zorunda olduğu durumlarda panik atak yaşanabilir. Bağımlılık yapısı çok belirgin olan insanlar bağımlı oldukları objelerle o kadar bütünleşirler ki, ondan ayrıldıklarında yalnızlık, korku, güvensizlik, panik yaşarlar. Ebeveynlerine bağımlı olan birisi, farklı bir şehirdeki okula giderken, evlenip evden ayrılırken panik olabilir.

9. Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu:
Fiziksel nedenli bir çok hastalıkta da anksiyete ve buna bağlı panikataklar görülebilir.Ciddi akciğer ve kalp hastalıklarında,şeker,Tiroid bezi hastalıkları,hormonal bozukluklar,enfeksiyon hastalıkları,kansızlık ve daha bir çok fiziksel hastalıkta anksiyete ve panikatak ortaya çıkabilir.Özellikle son yıllarda ağır gribal enfeksiyonlardan sonra panikatak ve depresyonlar ortaya çıkabilmektedir. Kan şekeri düşüklüklerinde şekeri normale çıkarabilmek için, panik de de bolca salgılanan ADRENALİN hormonu ve kortizol,büyüme hormonu salgılanır.Adrenalin Sempatik sistemi uyarır ve panikatak oluşturabilir.Özellikle paniğe yatkın kişilerde daha çabuk oluşur.Akciğeri tıkayan ve kanın oksijenlenmesini bozan hastalıklarda,bazen Astım da da anksiyete ve panik atak olabilir...Bunun için panikataklı birinin bir yada iki kez detaylı bir fiziksel muayene ve tahlil-tetkikten geçmesi gerekir.Bir şey çıkmıyorsa vakit geçirmeden psikiyatrik tedaviye başlamak gerekiyor.

10. Madde Kullanımına Bağlı Anksiyete Bozukluğu:
Özellikle alkol ve kokain,esrar;amfetamin içeren "haplar" anksiyeteye sebep olabiliyorlar.Alkol -panikatak ilişkisini detaylı ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz. Bir çok alkol bağımlısında zamanla anksiyete-panikatak gelişebiliyor. Bazen de alkol miktarı azaltılınca veya birden bırakınca-alamayınca yoğun anksiyete ortaya çıkabilir. Alkol ayrıca merkez sinir sistemini baskılayarak depresyona da yol açabilir. Panikataklıların bir kısmı sonradan alkolle "dostluğu" derinleştirir.Bir kısmı da ilk defa alkolle tanışır.Hatta yanında alkolle dolaşanlar olur...panik gelmesin diye alkollü gezinen çok panikataklı vardır...

Esrar son yıllarda gittikçe artan hızla kullanılmaktadır.Panikatağa yatkın , şüpheci-kıskanç insanlarda esrar ciddi psikiyatrik sorunlara yol açmaktadır.İlk defa esrar kullandıktan sonra panikatak yaşayan çok insan gördüm. Bazen buna sevgilisi-eşini aşırı kıskanıp,yaşamı çekilmez hale getiren hezeyanlarda eşlik edebiliyor.

Maalesef uyuşturucu tacirleri esrarı masum göstererek yaygınlaştırmaktadırlar.Bize gelen gençlerin çoğu o kadar kanıksamışlar ki, çok rahat ve övünerek ve nerdeyse bize de esrarı önerecek duruma gelmişlerdir.

Kokainde beyindeki Adrenalin,Dopamin gibi hormonları aşırı salgılatarak , depoları boşaltarak uyarı oluşturur.Anksiyete-panikatağa yol açabilir.

Esrar gibi yaygınlaşan Extazi de ciddi psikiyatrik problemlere sebep olmaktadır. Bir çok gece kulübü ve barlarda, bazı okul çevrelerinde, hatta mahallelerde "ekmek -peynir" gibi satılmaktadır. İçeriğinde uyarıcı Amfetamin türevleri vardır.Başlangıçta kokain gibi uyarıcıdır.Enerji depolarını boşaltır.vucut ısısını artırır.Çarpıntı ve ağız kuruluğu yapar. Huzursuzluk yaratabilir.Paniğe yatkın birisinde kolaylıkla paniğe çevirebilir.Bazende ciddi depresyonlara sebep olmaktadır.

11. Anksiyeteli Depresyon:
Depresyon sıklıkla aşırı sıkıntılı,huzursuz,anksiyeteli bir tablo oluşturur.Depresyonlu insanın en önemli özeliği: eskiden zevk alarak yaptığı işlerden artık zevk alamaz hale gelmesidir. Kişisel bakımını ihmal eder.Sosyal yaşamdan geri çekilir.Aşırı duygusallık ve çabuk ağlamalar,her şeyden etkilenmeler görülür.Kendine güvende azalma ve çekingenlik,etki altında kalma ortaya çıkar.Kimsenin kendisini anlamadığını,yalnız olduğunu düşünmeye başlar.Geçmişte yaptığı hataları büyüterek suçluluk duyguları geliştirir.Umutsuzluk ve karamsarlık vardır.

Dalgınlık,unutkanlık,okuduklarını anlayamama vardır.Uykuya dalamama,sık sık uyanma, sabahları ya erkenden sıkıntıyla uyanma, ya da kalkmak istememe,dinlenmemiş olarak uyanma söz konusudur.İştah azalıp,kilo verilebilir.Bazı depresyonlular sıkıntısını yiyerek gidermeye çalışır ve kilo artışı olur. Genç kızlarda kilo ve estetik takıntıları baş gösterir.Cinsel isteksizlik olur.Erkeklerde sertleşememe,bazen erken boşalmalar ortaya çıkar.Yeni birine aşık olma ve sürekli onu takıntı haline getirme hali olabilir.Aşırı sinirlilik,sabırsızlık, tahammülsüzlük ve her şeye karşı isteksizlik ortaya çıkar.Sigara ve alkol kullanımı artabilir.Kişi bir yere gitmek istemez.Canı istemez ve anlamsız gelir.Oysa panik ataklı insan dışarıda başıma bir şey gelebilir diye dışarı çıkmaktan korkar.Yada yanına birisini alarak çıkabilir.Oysa depresyonlu birisine ısrar etseniz,cazip tekliflerde sunsanız sıkılır,çıkmak istemez.Depresyonlu hasta işe gitmek istemez,sorumlulukları ağır gelir.Gençler okulda başarısız ve uyumsuz hale gelirler.Ev hanımları çocuklarına bakamaz ve onlara sert davranır hale gelir.Ciddi aile kavgaları başlar.Korku ve kaygılar,aşırı titizlik ve takıntılar baş gösterir.Yorgunluktan dolayı küçük bir iş dahi kişinin gözünde büyür ve çok çabuk yorulur.Zaman zaman "yaşamın hiçbir anlamı yok.Ölsem hem ben hem de her kes kurtulur"şeklinde düşünceler olur.Panikataklı insan ise yaşama çok bağlı ve ölümden korkmaktadır.Depresyonlu kişi için ölüm sıradan ve sıcaktır.Halbuki panikatakta ölüm soğuk ve ürkütücüdür.Cenaze arabası görülünce kişi kötü olur.Ölüm haberleri çok rahatsızlık verir.Yakınlarının cenazesine gidemeyen çok panikataklı vardır.

Depresyonda çok yoğun anksiyete-kaygı-bunaltı olduğunda, panikatak da ortaya çıkar.Panikatak daha "gürültülü" olduğundan ön plana çıkıp kişiyi ve hekimi yanıltabilir.Yukarıda sıraladığımız depresyon belirtilerinden 5-6 tanesi kişide varsa temel sorun depresyondur.

Bazen ciddi panikataklardan sonra depresyon ortaya çıkabilir.Ya da panikataklı birisi tedavi olduktan sonra depresyon geçirebilir. Bazen de depresyon tedavi edildikten sonra kişide panikatak gelişebilir.

Çoğunlukla %50-55 arası, depresyonla panikatak içi içedir.Yapılan çalışmalarda her iki hastalıktan sorumlu olan beyin bölgelerinin,yollarının ortak olduğu söylenmektedir.

12. Şizofreni ve Paronoya:
Bazı şizofrenlerde,özellikle hastalığın ilk dönemlerinde panik atak olabilir.Fakat panik Bozukluklu biri asla şizofreniye dönüşmez.Hastalarımızın en çok sordukları sorulardan biri de "Hocam ben şizofren miyim? Hastalığım şizofreniye çeviri mi?" sorusudur.Bu konuyu ayrı bir başlık altında, başka bir bölümde ayrıca inceleyeceğiz.

Şizofreni bir psikozdur.Yani düşünce alanında ciddi bozulmalar vardır.Şizofreninin değişik alt tipleri vardır. Özellikle şizofreninin ilk günlerinde; düşünce,duygu alanlarındaki karmaşalar,çelişkiler, şüpheler, gerçeklik yetisinin kaybolmaya başladığı süreçlerde , yoğun kaygı ve buna bağlı panikatak olabilir.

Bazı şizofrenlerde " bana homoseksüel gibi bakıyorlar beni öyle zannediyorlar" hezeyanıyla , korku-panik olabiliyor. Ya da aşırı takip edilme-kötülük görme hezeyanları olan şizofren hasta,aşırı kaygı-korku nöbetiyle panikatak yaşayabiliyor.Şizofrenik hasta öz bakımına dikkat etmez. Tırnakları uzar, saçı-sakalına karışabilir.Cümleler kopukluk gösterir.Dağınık ve saçma konuşmalar vardır.

Paranoyaklarda da Tek bir konuda hezeyan vardır.Kişi kendisini çok çok önemli bir zevat; Mehdi, kurtarıcı gibi görebilir.Yani büyüklük paranoyası içerisindedir. Kıskançlık,güzellik,asalet, kaşiflik gibi çok çeşitli paranoyalar vardır. Paranoyaklarda da zaman zaman panikataklar olabilir. Ama her panikataklı paranoyak değildir. Ve panik bozukluk paranoyaya,şizofreniye dönüşmez.Şizofreni ve Paranoyada çoğunlukla hastalık kabul edilmez.Hastaların yakınları kişiyi tedaviye ,zorla vs getirir.Oysa panik bozukluklu hasta her an doktora,hastaneye yakın olmak ister. Bir kısmı hastane karşısında ev tutar.Bir doktorla evli olma hayalleri kuranlar olur...

13. Hipokondriasis(Hastalık hastalığı):
Halk arasında orasını burasını dinleyen,evhamlı,sürekli doktor doktor dolaşan kişilere hastalık hastası derler.Bu kişilerde de zaman zaman panikatak görülebilir.Kişi ciddi bir fiziksel hastalığı olduğuna inanmıştır. "tonlarca" tahlil-tetkik yaptırır.Onlarca doktor ve hastane dolaşır. Fiziksel bir bozukluğu olmadığına ikna olmaz.Sağlık haberlerini sıkı takip eder.Her kesin hastalığından kendisine bir pay biçer. Verilen ilaçların prospektüsünü en ince ayrıntısına kadar okur.Bütün yan etkilerde kendisinde çıkar.Doktorları kendisini anlamamakla suçlar.Bir çoğu psikiyatra gitmez. Panik bozukluklu hastalarda ilk dönemlerinde bu hastalar gibi doktor doktor dolaşabilirler.Fakat,bir süre sonra hastalıklarının psikolojik kökenli olduğunu anlar veya ikna edilerek psikiyatriste giderler.İyi bir panik bozukluk tedavisiyle geçici"hastalık hastalığı" tablosu da ortadan kalkar.

14. Somatizasyon Bozukluğu:
Bu hastalık da fiziksel nedenlerle açıklanamayan çok sayıda bedensel yakınma vardır.Başta,sırtta,karında, göğüste, eklemlerde,kasıklarda,barsaklarda,cinsel ilişkide idrar yaparken yoğun ağrılardan yakınılabilinir. Mide -barsak sisteminde: hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, kusma,ishal görülebilir.Cinsel fonksiyonlarda bozukluk; cinsel ilgisizlik,sertleşme sorunu,erken boşalma olabilir.Kadınlarda aşırı kanamalı adet, düzensiz regl görülebilir. Boğazda düğümlenme, yutkunma güçlüğü,bir kolda veya bir bacakta güç kaybı,körlük, sağırlık, felç olma hali gibi belirti ve şikayetler olabilir.Bu hastalarda da bazen panikatak ortaya çıkabilir.Yapılan en geniş tahlillerde ve bilumum muyanelerde asla bir şey çıkmaz.Sorun psikolojik kökenlidir.Yani gerçek körlük yada sağırlık yoktur.Ama hasta öyle hisseder ve yaşar.Yapılan psikiyatrik tedaviyle kişi normale döner...

15. Yapay Bozukluk:
Fiziksel ve psikolojik belirtiler iradeli olarak, kasıtlı şekilde ortaya çıkarılır. Ya da bunlar varmış gibi "numara" yapılır .Bu kişiler hasta rolünü benimserler.Bu insanlar panikatağı da taklit edebilirler.Genellikle dikkat çekmeye çalışan Histrionik, ya da mazohistik kişilik bozukluğu olan insanlardır.Hastanelere yatmak için ilaçlar içip ishal olan, bir yerlerini kanatan, ateşini yükseltenler vardır.

16. Temaruz(Simulasyon):
Yapay bozuklukta olduğu gibi belirtiler görülür.Belirtilerin ortaya çıkarılması bir amaca hizmet eder.Örneğin,askerlikten muaf olmak, sorumluluklardan kaçmak, bir kazanç elde etmek hedeflenir..Yapay bozuklukta ise hasta rolünü benimseme esastır. Temaruzda da pek ala panikatak taklit edilip, sorumluluktan kaçma hedeflenebilir.

17. Depersonalizasyon Bozukluğu:
Şahsın kendisini algılama ve değerlendirmesinde bir yabancılık söz konusudur.Ruhu bedeninden ayrılmış gibidir.Sanki bedenine dışarıdan bakıyor gibidir. Zihinsel süreçlerde kopma, sislenme hissedilebilir.Kişi bunun farkındadır. Bu yaşantısı sosyal, mesleki faaliyetlerinde aksamalara neden olmaktadır. Yabancılaşma durumu kişide panik duygusunu ve panikatağı ortaya çıkarabilir.Panik atakda da , kriz anında depersonalizasyon olabilir.Kriz geçince o da geçer. Depersonalizasyonda ise sürekli ve yenileyici olarak yabancılaşma vardır.

PANİK ATAKLARA SEBEP OLABİLEN TIBBİ DURUMLAR

* Hipoglisemi(kan şekeri düşüklüğü)
* Feokromasitoma(Böbrek üstü bezi hastalığı, aşırı adrenalin salgısı yapar)
* Kortizol hormonu yüksekliği
* Tiroid bezinin aşırı veya yetersiz çalışması(Halk arasında guatır vs denen hastalık grubu)
* Alkol ve diazem veya bazı-epilepsi ilaçlarının birden kesilmesi durumunda yoksunluk sendromu içinde panik ataklar görülebilir
* Kafein,kokain,uyarıcı anfetamin ve benzeri doping maddeleri alımı
* Vitamin eksiklikleri,kansızlıklar
* Beyin tümörleri
* Epilepsi(sara)hastalığı
* Multipl skleroz ve bazı nörolojik hastalıklar
* Akciğer hastalıkları(Tıkayıcı kronik akciğer,akciğerde damar tıkanması)
* Bazı kalp hastalıkları
* Bazı enfeksiyon hastalıkları

 

BİLGİ İÇİN BİZE ULAŞIN :   

OFİS : 0212 220 83 22  

CEP : 0507 227 78 11

 
Bu bölümü görmek için yetkili değilsiniz.
Giriş yapmalısınız.
Bu bölümü görmek için yetkili değilsiniz.
Giriş yapmalısınız.
Devamı...
<< İlk < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Son >>

Sonuç 121 - 130 Toplam 799
COMERT BAKICI REKLAM HİZMETLERİ
HASTA BAKICI REKLAM HİZMETİDİR