ANA SAYFA arrow Hasta Bakım
Bebeklere Ve Çocuklara EMAR Nasıl Çekiliir ?
Hasta Bakicisi

Bebeklere Ve Çocuklara EMAR Nasıl Çekiliir ?

Son yıllarda görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler, tanısal ve bu yöntemler altında yapılan girişimsel işlemleri, dolayısıyla ameliyathane dışında anestezi verme gereksinimini artırmıştır. Bu gereksinim uzun süre hareketsiz durmayı veya ağrılı işlemleri tolere etmeyen pediatrik yaş grubunda daha da fazladır.
 Bu işlemler öncesinde hastaların cerrahi hastalar gibi değerlendirilmesi ve hazırlanması gerekir. 
   İşlem öncesi açlık süresi :
Alınan Gıda                                                           Minimum açlık süresi (saat)
Berrak sıvılar (su, çay, posasız meyve suları)                              2
Anne sütü                                                                                   4
Mama / İnsan sütü dışındaki sütler                                             6
Hafif yiyecekler (tost ve çay gibi)                                                6
                                                                          

        Manyetik rezonans yani MR çekilirken bebeğin tamamen hareketsiz durması gerekmektedir. Bu da tahmin edileceği üzere mümkün değildir. Bunun için bebek ve çocuk yaş gurubunda anestezili  MR çekilir. Her yerde bebek ve  çocuk   MR ‘ı çekilemez. Anestezi uzmanının ve acil durumlarda müdahale edecek sağlık ekip ve  ekipmanının bulunduğu tam teşekküllü merkezlerde çekilmelidir. Bebek en az 6 saat beslenmemek sureti ile aç olarak merkeze götürülür. Mor ya da sarı renkte ince intraket ( iğne ) ile önce bir damar yolu açılır. Buradan onu çekim sırasında uyutacak dozda kilosuna göre anestezi ilacı verilir. Solunum ve kalp atımı MR cihazına uyumlu monitörlerle sürekli izlenerek çekim tamamlanır. Prematüre bebekler anestezi aldıktan sonra soluk almayı unutabilirler. Buna apne denir. Bu durumun gelişmemesi için eğer çok acil bir durum yoksa bebeğin en azından iki buçuk ayını düzeltilmiş yaşına göre doldurmuş olması önerilir. İşlem sonrası oksijen tüplü bir sedye yardımı ile oksijen verilmesi eşliğinde bir gözlem odasına götürülür. Oksijen alır. Solunumu ve kalp ritmi bir monitör yardımı ile takip edilir. Uyanıp ağlayana dek yaklaşık iki saat gözlem altında tutulduktan sonra damar yolu çekilip eve gönderilir. Verilen ilacın miktarına göre MR bitimi saatinden itibaren en az iki saat beslenmez.
 
Ziyaretçi ve Hasta Rehberi
Hasta Bakicisi
Acil Hizmetler  

not_images.png
Acil hizmetler her türlü sağlık ihtiyacınıza zamanında cevap vermek amacıyla nöbetçi hekim kadrosu ile 7 gün 24 saat hizmet vermektedir.
 
Anket  

not_images.png
Öneri, düşünce veya menuniyetinizi odanızda bulunan Anket Formu’nu doldurarak bizlere ulaşabilirsiz. Daha sonra anket formları günlük olarak Halkla İlişkiler temsilcisi tarafından alınıp değerlendirmeye kolunacaktır. Anket sonuçları, sizlere daha iyi hizmet vermemizi sağlayan önemli veri kaynaklarımızdandır.
 
Çiçek   

not_images.png
Canlı çiceklerin gerek enfeksiyon taşıma riski gerekse odalarının oksijen seviyelerini düşürdüğünden dolayı mümkün olduğunca kabul etmeyiniz.
 
Evcil Hayvanlar  

not_images.png
Hastanemize evcil hayvanlar kabul edilmemektedir.
 
Refakat  

not_images.png
Her hasta için 1 refakatçi eşlik edebilir. Refakatçileri herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları için “Refakatçı kartlarını” takmayı unutmayınız.
 
Sigara Politikası  

not_images.png
4207 sayılı kanun gereği hastane içi ve kafeterya dahil olmak üzere sigara içilmesi kesinlikle yasaktır.
 
Taburcu İşlemleri  

not_images.png
Doktorunuzun hemşirenize taburcu olabileceğinizi bildirmesi üzerine, Hasta danışmanlarımızın yardımıyla işlemlerinizi hızlı bir şekilde kapatabilirsiniz.
 
Telefon  

not_images.png
Oda numaranızın başına 1 eklediğinizde bu sizin telefon numaranız olacaktır. Örn: Oda numaranız 201 başına 1 getirin 1201 bu sizin telefon numaranızdır.
 
Televizyon  

not_images.png
Her odada bir televizyon bulunmaktadır. Televizyonlarımız uzaktan kumandalıdır. Diğer hastaların rahatsız olmamaları için televizyonunuzun sesine özen göstermenizi rica ediyoruz.
 
Teknik Hizmetler  

not_images.png
Odanızda bulunan her türlü donanım (tv, koltuk, dolap, yatak v.b.) ile ilgili çıkacak arıza için teknik servisimiz 24 saat hizmetinizdedir. Teknik servis hizmetlerimiz için hemşirenize başvurmanız yeterli olacaktır.
 Otoparkımız
B3 Katındadır

Mescidimiz

B2 Katındarır

 
Kat Hizmetleri Sorumlusu  

not_images.png
Kat hizmetleri sorumlumuz düzenli olarak sizleri ziyaret ederek destek verecek, öneri ve ihtiyaçlarınızı dinleyerek, isteklerinizin en kısa sürede karşılanmasına yardımcı olacaktır. Sizlere daha iyi hizmet verebilmemiz için görüş ve önerileriniz bizlere her zaman yardımcı olacaktır.
 
Hemşirelik Hizmetleri  

not_images.png
Hemşirelik hizmetleriyle ilgili danışmanız gereken herhangi bir konuda bulunduğunuz servisin sorumlu hemşiresiyle iletişim kurabilirsiniz.
Hemşire Çağrı Sistemi
İhtiyacınız olan her durumda hemşirelerimiz yanınızda olacaktır. Yatak başucunda ve banyolarınızda bulunan “hemşire çağrı zili” hemşirelerin en kısa sürede size ulamasını sağlayacaktır.
 
Kafeterya  

not_images.png
Kafeterya hizmetleri 09:00- 22:00 arası hizmet vermektedir. Kafeterya hizmetleriyle alaklaı her türlü istek ve şikayetlerinizi anket formlarına belirtebiliriz.
 
Yemek  

not_images.png
Kahvaltı ve yemek servislerimiz yemek servisi görevlileri tarafından yapılmaktadır.
 Yemek Saatleri:
 Kahvaltı
7:00 – 8:00
 Öğle Yemeği
12:30 – 13:00
 Akşam Yemeği
18:00 – 19:00
Hastanemize dışarıdan yiyecek getirilmemesini rica ediyoruz. Lütfen sağlığınızı korumak için dışarıdan yiyecek ve içecek kabul etmeyin.
 
Ziyaret Saatleri  

not_images.png
Ziyaret saatlerimiz her gün 10.00 – 12.00 ve 14.00 – 22.00 saatleri arasındadır. Lütfen 7 yaşın altındaki çocukları ziyaretçi olarak getirmeyiniz, kabul etmeyiniz. Sağlığınız için aynı anda iki kişiden fazla ziyaretçi kabul etmemenizi ve ziyaret süresini 10 dakika ile sınırlandırmanızı öneriyoruz.
 
Güvenlik  

not_images.png
Hastalarımızın ve hastanemizin güvenliği kameralar ve güvenlik personeli tarafından sağlanmaktadır. Acil bir durumda telefonla arayabilirisiniz. Kıymetli eşyalarınızı açıkta bırakmayınız ve koruyunuz. Kaybolan eşyalardan hastanemiz sorumlu değildir.
 
 
 
Kreş Çocuk Yuvası Ana Okulu
Hasta Bakicisi

  Ana okulu

Çocuklar bir ya da bir kaç sınıfta, öğretmenlerin gözetiminde, okula hazırlanmaya yönelik programlar çerçevesinde vakit geçirirler. Bazıları, çocukları iki yaşından itibaren kabul ederken diğerleri üç yaşından önce kabul etmez; bazıları da bu çocuklarda tuvaleti kullana bilme gibi bir takım hünerler arar.

Eğitimli ve deneyimli kişilerce bakım şansı; yaşına ve seviyesine uygun bir program; kendi yaşıtı olan diğer çocuklarla oynama fırsatı; oyuncak ve malzeme çeşitliliği; genellikle sağlık, güvenlik ve programla ilgili diğer konuların balirli yönetmelikler çerçevesinde denetlenmesi çocuğunuz açısından avantaj oluşturur. Çocuğunuzun sürekli gözetim altında olması sizin rahat ve huzurlu olmanızı sağlar.

Uygun bir sağlık politikası söz konusu değilse diğer çocuklardan hastalık kapma olasılığı yüksektir. Kendi seviyesini aşan ve akademik açıdan sıkı tutulan bir program uygulanıyorsa çocuğunuzun kendisini tüketmiş hissetmesi beklenebilir. Anaokullarının ücretleri diğer bakım ünitelerine kıyasla daha yüksektir ve giriş çıkış saatleri diğerlerine oranla daha az esnektir.

çocuk yuvası

Bir ya da birkaç çocuk grubu ya da daha küçük yaştaki çocuklar bütün günlerini yarı resmi bir program çerçevesinde bir veya birkaç öğretmenin gözetimi altında geçirirler. Bakım saatleri genelde anne babaların çalışma saatlerine göre ayarlanmıştır.

Kurumdan kuruma değişmekle birlikte çocuğunuz için evdeki bakıcıdan daha kaliteli ve tecrübeli kişilerce bakılma şansı olabilir. Kendi yaş ve seviyesine göre bir program dahilinde yaşıtı olan birçok çocukla oynama fırsatı doğar. Oyuncak ve malzeme çeşitliliği; genellikle sağlık, güvenlik ve programla ilgili diğer konuların belirli yönetmelikler çerçevesinde denetlenmesi çocuklar için avantajdır. Her koşulda çocuğunuzun bir öğretmen tarafından bakılıyor olması sizin huzurlu ve rahat olmanızı sağlar.

Çocuğunuzun yuvada olduğu sürede hastalıkla karşılaşma olasılığı yüksektir. Bu risk uygun bir sağlık politikasıyla azaltılabilir. Kişiye özel bakım tam olarak gerçekleşmez, bu durum bir öğretmene düşen çocuk sayısı fazla olduğunda tamamen ortadan kalkar. Belirlenen giriş çıkış saatleri ailelerin gereksinimlerine göre değiştirilmez. Ücretler değişkenlik gösterse bile genellikle evde bakıcı olmasından daha hesaplıdır ama bakıcının evinde bakıma kıyasla daha pahalıdır

  Kreş

İşyerindeki kreş veya okul öncesi programlar çalışan ailelere büyük kolaylık sağlar. Bu kurumların avantajları arasında çocuğunuzu istediğiniz zaman bırakabilmeniz ve alabilmeniz, çocuğunuzun yakınınızda ve emin ellerde olduğunu bilmeniz ve birlikte daha fazla vakit geçiriyor olmanız yer alır. Bazı kreşler gece çalışan aileler ve hasta olan çocuklar için kolaylıklar ve özel ilgi sunarlar.

 
Aile İçi Eğitim
Hasta Bakicisi
Aile içinde çocuğa  karşı tutum çocuğun karekterinin gelişmesinde çok önemli bir etkendir. Bundan dolayı anne babanın çocuğa tutarlı bir şekilde, anlayış ve sabırla  yaklaşması gerekir. Aile ortamı çocuğun sosyalleştiği ilk ortam olduğundan çocuğa karşı bilinçli yaklaşım gelecekte kendine güvenli, sağlıklı düşünebilen, uyumlu, sevmeyi ve sevilmeyi bilen, sorumluluk ve kişilik sahibi bireyler yetişmesi için ilk adım olacaktır.
Çocuğumu "doğru"  yetiştireceğim demekten çok çocuğuma nasıl yaklaşırsam onun için daha iyi bir ebeveyn olurum demelisiniz. Çocuğunuza sevgi ile yaklaşmanız bir ön kaşuldur bunun dışında şu noktalara dikkat etmek gerekir: 
•Çocuğunuzu yetiştirirken onun sizin istediğiniz kişiliğe bürüneceğini düşünmeyin. Onunla kurduğunuz iyi ilişki sayesinde ona tavsiyelerde bulunabilirsiniz.
•Onun size saygılı olmasını istediğiniz kadar siz de ona saygı göstermelisiniz.
•Ona yeterince zaman ayırın ve hoşgörülü davranmaya çalışın (kendi fikirlerini söyleme şansı tanıyın).
•Örnek bir aile olmaya çalışın ve hatalarınız olduğunda bunu kabullenin, ona asla yalan söylemeyin.
•Bazı şeyleri sizinle yaşayarak öğrenmesini sağlayın.
•Onun yanlışlarıyla fazlaca ilgilenmekten çok doğrularını yakalamaya çalışın.
•Para kullanmasını öğretmeye çalışın, boşuna para harcamak yerine gerektiğinde harcamasını öğretin.
•Onu devamlı başkalarıyla kıyaslamaktan kaçının ve kendisini aşmasını sağlayın.
•Ona ilgi göstermekten kaçınmayın ama bunu aşırıya kaçırmayın bundan sıkılabilir.
•Size yardım etmek istediğinde ona fırsat verin ve onu gayretinden ötürü kutlayın. Bu ona kendine güvenme duygusunu verecektir.
•Hatalarını gördüğünde onu suçlamayın yapması gerekenin ne olduğunu söyleyin.
•Eğitimine önem verin devamlı öğretmeniyle iletişim halinde olun.
•Ödevlerinde yardımcı olun ama asla onun yapması gerekeni siz yapmayın.
•Araştırmacı olmasına önem verin. Kendinize bir konu belirleyin ve bunu beraberce araştırın.
•Onu övmekten kaçınmayın bunu yaparken de aşırıya kaçmayın.
•Üstünden gelemeyeceği yükler vermekten kaçının.
•Onunla hiçbir konuda pazarlık etmeyin, rüşvet vermekten kaçının.
•Davranışlarına dikkat edin sürekli aynı hatayı yapıyorsa neden böyle davrandığını araştırın ve ona bunu düzeltmesinde yardımcı olun.
•Toplum içinde onu asla suçlamayın, bunu yalnız olduğunuz zamanda güzel bir biçimde söyleyin.
•Onu sevdiğinizi ona söyleyin, bunu göstermekten asla kaçınmayın.
•Yatmadan  önce çocuğunuza  kitap okuyun, okuma alışkanlığı bu yaşlarda edinilir. Eğer mali durumunuz elveriyorsa ona resimli kitaplar alın okuma bilmese de kitaplarla aşina olması ilerde okulda daha başarılı olmasına yardımcı olacaktır..
•Bütün çocukların da büyükler gibi ayrı bir birey  olduğunu  unutmayın. Onlara bir birey gibi yaklaşın, kişisel isteklerine saygı duyun.
•Hata yapması  için ona fırsat verin, kimse düşmeden bisiklete binmeyi öğrenemez.
•Çok fazla kural koymayın ama olan kurallara da uyun.
 
Yüksek Ateşi Hafife Almayın...
Hasta Bakicisi

Yüksek Ateşi Hafife Almayın...

Gece olmuş saat 01:00, bu dünyadaki en değerli varlığınız maalesef hasta ve çok keyifsiz. Zaten gündüz de biraz huzursuzdu. Onu sevmek için yanağına dokununca fark ettiniz ki; cildi çok sıcak! Ölçüm yaptınız ve ateşinin 40 derece olduğunu gördünüz. Böyle bir durumda ne yapmalıyız?
Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur, anne babaları kimi zaman çok endişelendiren “Yüksek ateş” ve tedavi şekilleri hakkında bilgi verdi.
“Ateş” tarih içinde belki de yazılarda en çok bahsi geçen tıbbi bulgudur. Belirti demediğime dikkat etmişsinizdir. Bunu demedim çünkü aslında ateş muayenede saptanan bir bulgudur ve halk arasında en iyi tanınanıdır.
“Ateş” Nedir?
Ateş beynin hipotalamus bölgesinin kontrolü altında olan savunma sisteminin doğal bir tepkisidir. Bu bölge hastalık nedeniyle vücutta salgılanan PGE2 maddesinden etkilenip, vücuda “Isı derecesini artır” emrini verir. Kısacası, “Ateş” vücut ısısının normal seviyenin üzerine çıkması durumudur.
Normal vücut ısısı 36.8 + 0.7 derecedir. Sınıflama olarak ise:
38-39 derece hafif
39-40 derece orta
40-42 derece yüksek ateştir.
Yüksek Ateşi Hastalık Değil, Hastalık Belirtisi
Tıbbi tarih içinde “Ateş” bir hastalık olarak algılanmıştır. Ancak 1800’lerin sonlarına doğru ateşin bir hastalık değil hastalık bulgusu olduğu ortaya konmuştur. Kanda bulunan bakteri, virüs ya da toksin gibi dış kaynaklar, vücudumuzda termostat görevi gören hipotalamusun vücut ısısını artırmasına neden olur.
Ateş Ortaya Çıkınca Hastalık Süreci Kısalır!
Ateşin aslında birçok faydası vardır. Vücut ısısının arttığı ortamda bazı mikropların bölünerek sayıca artması engellenmektedir. Bununla birlikte savunma hücrelerinin bölünerek sayıca artması hızlanmaktadır. Bazı araştırmalara göre vücut ısısının artması enfeksiyon ile savaşmada yardımcı olur ve hastalık sürecini kısaltabilir. Ama her zaman değil!
Aileler Bilinçsiz Müdahale Etmemeli!
Suçiçeği veya nezle gibi enfeksiyonlarda ateş düşürücü ilaçlar kullanıldığında hastalık sürecinin ortalama 3-5 gün kadar uzayabildiği de gösterilmiştir. Dolayısıyla mümkünse ateşe müdahale edilmemelidir. Genel bir yaklaşım olarak ateşin derecesine göre değil, çocuğunuzun keyif ve genel durumuna göre ateş düşürücü kullanabilirsiniz. Bazı çocuklar 38 derece ateşte kendini son derece kötü hissederken bazıları ise 40 derece ateşle takla atıp oynayabilirler. Ateş düşürücü kullanırken daha çok, çocuğun o günlerdeki yaşam kalitesini göz önünde bulundurmak gerekir.
“Bebeğim Ya Ateşten Dolayı Havale Geçirirse?”
Ateşten kaynaklanan havale, 6 aylık ila 6 yaş arasındaki çocuklarda söz konusu olabilir. Ateş sebebiyle havale geçirme oranı oldukça düşüktür. Olduğu taktirde de çoğu zaman, çocuğun merkezi sinir sistemine uzun dönemde herhangi bir zarar vermemektedir. Ateşten dolayı havale geçiren çocukların özgeçmişlerinde, birçok zaman aile fertlerinin çocukluğunda da böyle bir soy geçmişi vardır. Bunun haricinde eğer çocuğun daha önce ateşten dolayı havale geçirdiyse, tekrar geçirme olasılığı artmaktadır. Bu iki grupta bulunan çocukları olan aileler, o zaman ilgili yaş gruplarında ateş çıkınca kontrolünü daha iyi yapmalısınız.
Aileler, kış mevsiminde bulaşıcı hastalıkların artmasıyla ateşin eşlik ettiği durumlar ile daha sık karşılaşacaklardır. Bu yüzden ateşin nasıl oluştuğu, ne şekilde ölçülüp nasıl değerlendirildiğini ve nasıl tedavi edildiğini bilmeleri önemlidir. Ebeveynler o anda ne kadar sıkıntı hissedip üzülseler de telaşlanmadan gerekli önlemleri almalı ve Tablo’da verilen bilgileri uygulamaya çalışmalıdırlar.
 
Bebek Bakımı Tüyoları
Hasta Bakicisi

Anne-Babalara Bebek Bakımı Tüyoları

Doğum gerçekleşti… Genç anne ve baba büyük bir mutlulukla bebeklerini kucakladı… Aile bireyleri ve arkadaşlar derken, bu mutlu günlerinde yanlarında oluşan kalabalık çekilince, genç anne ve baba bebekleri ile baş başa kaldı. Şimdi bütün görev, genç ebeveynlere düşüyor.
Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Dicle İnanç'ın verdiği bilgilere göre, anne ve babalar hamilelik döneminde bebek bakımı ile ilgili kitaplar okumuş, kurslara katılmış ya da eğitimler almış olsalar da, yanlarında tecrübeli büyükleri bulunmayan çiftler, büyük korku ve endişeler yaşayabiliyor. Genç anne babanın bilmesi gereken en önemli nokta, her şeyin mükemmel olmasının gerekmediği ve her bebeğin farklı gelişim gösterdiği.
Bir çocuğun hayatında en önemli rolü öncelikle anne üslenir. Kadın, hamile kaldığı andan itibaren yeni bir rol kazanmış olur. Hamilelik, bebeğin ilk kalp atışlarının, ilk tekmelerinin sevinciyle gelen özel bir dönemdir. “İyi bir anne olabilecek miyim?” kaygısını her anne adayı taşır ancak genç yaşta anne olmak bu kaygıyı daha da artırır.
Bebeğinizin Bakımı Sanıldığı Kadar Zor Değil
Paniklemeyin! Bebek bakımını konusunda bir büyüğünüzün önerilerini alın
Anne, mutlaka eşi dışında fikrini alabileceği bir büyüğü ile bebek bakımını paylaşmalıdır. Genç anne adayının pek çok sorusunun karşılığı güvenilir bebek bakım kitaplarında bulunsa bile, bebeğin doğumu ile ailenin hayatına giren ve bundan sonra bebeği takip edecek çocuk doktoru da güvenilir bir şekilde yanıtlayacaktır.
Bebeğinizi 2-3 saat ara ile emzirin
Yenidoğan bebeklerin sık sık emzirilmesi hem anne sütünün devamlılığı hem de bebekte gelişebilecek sarılığı- kan şekeri düşüklüğünü önlemek açısından çok önemlidir. Bu nedenle bebekler yenidoğan döneminde mutlaka 2-3 saat ara ile emzirilmelidir.
İlk 4-6 ay bebeğinizi sırt üstü yatırın
Son yıllarda yapılan çalışmalar, bebeklerin yüzüstü pozisyonda yatışı ile ani bebek ölüm sendromu [SIDS] arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilk 4-6 ay bebeklerin sırtüstü pozisyonda yatırılması önerilmektedir. Yine aynı nedenlerden, ilk 1 sene yastık kullanımı tavsiye edilmemektedir.
İlk 6 ay sadece anne süt verin
Eğer bebek çiş ve kaka yapıyorsa (günde 6-8 kez dışkılama), doğum sonrası kilo verdikten sonra zamanında doğan bebekler için haftada 150-200 gram almışsa annenin endişelenmesine gerek yoktur. Bebek sık sık emzirilmelidir. Ancak su ya da şekerli su verilmesi kesinlikle önerilmemektedir. Ek gıdalar da sadece anne sütü ile beslenen bebeklere 6’ıncı aydan sonra, mama ile beslenen bebeklere ise 4-6 ay arasında verilmeye başlanabilir. Bu aylardan önce ek gıda verilmesi gıda alerjilerini artırarak, ishale neden olabilmektedir.
Islak mendil kullanmayın
Bebeğin alt temizliği 1’inci aya kadar pamuk ve su ile yapılmalı. Islak mendil bu dönemde tahriş edici olabilir. 1’inci aydan sonra katkı maddesi ve parfüm içermeyen ıslak mendil kullanılabilir.
Bebeğinizin oda sıcaklığı 21-24 C arasında olmalı
Bebeğini sağlıklı olarak büyütmek isteyen anneler, oda ısısını 21-24 C arasında tutmalı. Ev sık sık havalandırılmalıdır. Bebeklerin kat kat kalın giydirilmesi kesinlikle sağlıklı değildir. Uygun havalarda bebek ile sık sık yürüyüş yapmak, hem anne hem de bebeğin rahat uyuması için gereklidir.
Bebeğinizi her gün yıkayın
Bebeklerin her gün ya da gün aşırı yıkanması tavsiye edilmektedir. Bunun için havaların sıcak ya da soğuk olması fark etmez. Banyo suyu sıcaklığı annenin elini yakmayacak şekilde 37 derece olmalıdır.
Ateşi yükselirse doktorunuza danışın
Yeni doğan bebeğin ateşi makattan veya koltuk altından ölçülebilir. Kullanım açısından pratik olan kulaktan ateş ölçen aletler 0-2 yaş arası çocuklar için uygun olmayabilir. Yeni doğan bebeğin ateşi koltuk altından 37.5, makattan 38 üzerinde olduğu zaman üzeri inceltilmeli ve en kısa zamanda doktor ile temasa geçilmelidir.
Her beslemeden sonra mutlaka gazını çıkarın
Bebek, emzirirken doğru tutulmadığı, memeyi tam tutamadığı zaman hava yuttuğunda gazı oluşur. Bebeğin gaz sorunu oluşmaması için annenin de yediklerine dikkat etmesi gerekir. Bebeğin gazı, her beslemeden sonra çıkarılmalıdır. Karnı doyan bebeğin bir miktar kusması normaldir. Ancak fışkırır tarzda, yeşil renkte kusuyorsa, karın şişliği ve emmede azalma varsa mutlaka doktor görmelidir.
Kız bebeklerde alt temizliğine dikkat edin
Kız bebeklerin cinsel organı, vücudunun diğer yerlerinin silindiği ürünlerle temizlenebilir. En önemli nokta temizliğin daima önden arkaya doğru ve tek bir hareketle yapılmasıdır."Labia" adı verilen büyük ve küçük dudaklar hafifçe açılarak kıvrımların arası nazikçe yıkanır. Daha derinlemesine bir temizliğe gerek yoktur.
 
İş Yaşamında Yükselmek
Hasta Bakicisi

İş Yaşamında Yükselmek İçin Öneriler

Uzmanlardan, çalışanlara daha iyi olanaklara kavuşmalarını sağlayacak terfi taktikleri...
Çok çalışan biri olun: İşe erken gelip, akşam geç vakitlere kadar çalışmak, şayet dışarıda yapacağınız daha iyi bir şey olmadığı izlenimi vermiyorsa sizi sıkı çalışan biri gibi gösterecektir. Algılanma ve kişiliğin en az sıkı çalışma kadar önemli olduğunu kaydeden uzmanlar bazı hareketlerle 'iyi adam' görünümünün de pekiştirilmesi gerektiğini öğütlüyor.
Verilen işin üstesinden gelin: Düzenli bir görüntü vermenin kendi alanınıza hakim olduğunuzu gösterdiğinden her zaman işe yaradığını kaydeden uzmanlar, 'Mevcut işinizin üstesinden gelemiyor gibi bir görüntü verirseniz, terfi edemezsiniz' diyor. Bu yüzden masanızda aşırı dosya birikmesine fırsat vermemeli ve her zaman düzenli tutmalısınız. Bu sizin mevcut işinizin üstesinden başarılı bir şekilde geldiğiniz anlamına gelecektir. Her akşam birkaç dakikanızı masanızı, dosyalarınızı düzenlemeye ayırın.
Düşman değil arkadaş  yaratın: Kimin ne yapması, ne yapmaması gerektiğini bilin, ama bunları en yakın arkadaşınızla bile bir dedikodu konusu haline getirmeyin. Düşmandan çok arkadaş edinmeye çalışın. Patronunuzun bir aptal olduğunu düşünüyorsanız bunu arkadaşlarınıza evde söyleyin, iş yerinde değil. Dedikodu esnasında söyleyeceğiniz herhangi bir şeyin ya iş arkadaşınız ya da patronunuz tarafından aleyhinize kullanılabileceğini unutmayın.
Yaptığınız işi gösterin: Yaptığınız başarılı işlerin primini almaktan emin olun. Patronunuzun kimin, neyi iyi yaptığı konusuna fazla kafa yormak için vakti olmayabilir, ancak siz küçük anımsatmalarla ona başarılarınızı hatırlatabilirsiniz. Bu amaçla patronunuzla düzenli bir şekilde performans gözden geçirme programları ayarlayın ya da neler yaptığınızı ve nerede durduğunuzu patronunuzun bilmesini temin için ara sıra öğlen yemeklerine birlikte gidin.
Patron gerçeği: Sevseniz de sevmeseniz de patronunuzun yakın geleceğinizle ilgili anahtarı elinde tuttuğunu unutmayın. Hangi pozisyonun o an için açık olduğunu, hangisininse kısa sürede açılacağını en iyi patronlar bilir. Kendisiyle iyi çalışacak birini bu yerler için düşünecektir, o kişinin siz olmak istediğinizi belli edin. Buradaki pozisyonunuzun bir ''arkadaş'' değil, 'ortak' pozisyonu olduğunu unutmayın.
Kendinizi aşın: Bugün şirketlerin generalleri değil, uzmanları kiraladığı gerçeğini kabullenin. Bugün artık aynı yeteneğe sahip 10 kişinin benzer katkısına ihtiyaç duyuluyor. Şayet daha üst bir pozisyon için gerekli bilgi ve beceriniz yoksa bunları bir an önce kazanmanız faydanıza olacaktır. Pek çok firmanın sağladığı mesleki eğitim olanaklarını bu amaçla kullanın.
 
Kıskançlıktan Kurtulabilirsiniz...
Hasta Bakicisi

Kıskançlıktan Kurtulabilirsiniz...

  
Psikologlara göre kıskançlık, var olan bir aşka, ilişkiye veya onun kalitesine yönelik tehdide bir tepki... Gıpta ve hasetten farklı olarak hep üç kişi ve kaybetme korkusu vardır. Kıskanan insan birçok duyguyu aynı anda yaşar, aklından bin türlü düşünce geçer, bir sürü farklı davranış biçimleri sergiler.
Duygular: Acı, kızgınlık, kin, üzüntü, haset, keder, aşağılanma.
Düşünceler: İçerleme, suçlama, kendini rakiple kıyaslama, imajın sarsılmasından korkma, kendine acıma.
Davranışlar: Kendini bitkin hissetmek, titremek ve terlemek, sürekli soru sormak ve karşındakinden sürekli güvence istemek, saldırgan davranışlar, hatta şiddet.
Dozunda Kıskançlık Cinsel Yaşamı Olumlu Etkiliyor
Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan bir ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişilere, sevgililerinin, eşlerinin çantada keklik olmadığını hatırlatır. Karşındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yöneltir. Üstelik duyguları güçlendirir, aşkın ateşlenmesini sağlar ve sevişmeleri daha ihtiraslı kılar. Ama bir de aşkın dozunda olmadığı durumlar var...
Ölçüyü Kaçırmayın
Bazen kıskançlıkta ölçü kaçar. Örneğin eşi eski bir arkadaşıyla dans ettiği için bir erkek kavga çıkarabilir veya kadın eşinin yeni patronu güzel bir kadın olduğu için çileden çıkar.
Bu tarz kıskançlıklar gerginlik yaratır. Karşıdaki, kıskançlığa mahal vermemek için sürekli temkinli davranmak, tetikte olmak zorunda hisseder. Durumun farkında olan kıskanç taraf ise kendini suçlama ve haklı çıkarma arasında gidip gelir.
Nasıl Başa Çıkılır?
Çiftlere bazen hayatı zehir eden, ayrılmalarına bile yol açan kıskançlık duygusuyla başa çıkmak aslında hiç de kolay sayılmaz. Uzun zaman ve emek isteyen bir mücadele olabilir. Eğer kıskançlığınızın çocukluğunuzda yaşadıklarınızdan kaynaklandığını düşünüyorsanız, bir psikolağa başvurmanızda yarar var. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir:
Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin. Onu neden kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi kötüleşmesine neden mi?
Kendi kendinize telkin edin. Kıskançlık belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu ve size saygı duyduğunu hatırlayın. Sevilmeye layık, hoş bir insan olduğunuzu ve ters giden bir şeylerin olmadığını söyleyin kendi kendinize.
Partnerinizden güvence isteyin. Kıskançlıkla başa çıkmanın iyi bir yolu da partnerinizden güvence istemek. Neden olmasın?
Eşiniz Size Göz Açtırmıyorsa...
Olaya farklı bir açıdan yaklaşın.
Kıskançlığın aşkın belirtisi olduğunu anımsayın. Hemen savunmaya geçmektense, onu anlamaya çalışın.
Kendi davranışlarınızı gözden geçirin.
Belirli davranışlarınızın partnerinizin sizi kıskanmasına neden olduğunu biliyorsanız, bu davranışlarınızı değiştirmeye çalışın. Verdiğiniz sözleri tutun, yapamayacağınız sözler vermeyin.
Onun güvenini geliştirin. Ona, onu ne kadar sevdiğinizi söylemek için her fırsatı değerlendirin. Onu neden sevdiğinizi anlatın. İltifat edin, gelecek hayallerinizi paylaşın. Olmadı, bu konuyu konuşmayı deneyin. Yine sonuç yoksa birlikte psikoloğa gidin.
 
Bebeğiniz yeteri kadar besleniyor mu ?
Hasta Bakicisi
Doğumu izleyen ilk bir kaç hafta boyunca bu soru sürekli kafanızı kurcalayacaktır. Özellikle bebeğiniz sürekli emmek istiyor ve emdikten sonra da huzursuzluğu devam ediyorsa. Daha çok uykuyla geçen ilk 1-2 gün sonrasında bebeğiniz hep "aç"tır. Bunda anne sütünün çok kısa sürede sindirilmesinin payı vardır.
Çoğu yenidoğan, 3-4 günlük olduktan sonra, günde 8-15 defa annesini emmeye başlar. Burdan çıkan sonuç, her istediğinde bebeğinizi emzirmek olmalıdır. Sakın ola ki hemen kafanıza göre bir emme-uyuma düzeni oturtmaya çalışmayın. Sürekli emme isteği, ilk günlerde bebeğin doymadığı anlamına gelmez. İşin kötüsü, bu günlerde bebeğinizi tartmak da çok anlamlı değildir, çünkü bebekler ilk günlerde ortalama %5-10 arası tartı kaybeder ve doğum tartılarına tekrar ulaşmak yeterince beslenseler bile 15 günü bulabilir. Yani üç buçuk kg doğmuş bir bebek 10.gün 3400 gramsa, bu onun aç kaldığı anlamına gelmeyebilir.
Yine de, bebeğinizin yeterli anne sütü alıp almadığını gösteren bir takım bulgular vardır. Bunlardan en ciddisi dehidratasyon (sıvı kaybı) dır, ve hemen bir çocuk doktoruyla görüşmeniz gerekir.

İşte bebeğinizin yeteri kadar emdiğini anlamanıza yarayacak kimi ipuçları:

İlk 2-3 haftada bebeğiniz en az 2-3 saatte bir yada 24 saatte en az 8 kez emmeli.
Emzirme sonrasında göğüslerinizin boşaldığını ve yumuşadığını hissetmelisiniz.
Bebeğinizin cildi pembe ve sıkı olmalıdır. Karın derisi sıkılıp bırakıldığında hemen eski haline dönmelidir. Su kaybı varlığında sıkılan cild, bir süre buruşuk halde kalır.
5. Günden itibaren bebeğiniz altını daha çok ıslatır. 24 saatte en az 8 ıslak bez almanız gerekir. Alt bezinin ıslaklığı konusunda kuşkunuz varsa, içine bir parça tuvalet kağıdı koymanız ıslaklığı anlamanıza yardımcı olacaktır. Ya da, kullanılmış bezi bir elinize, yeni bir alt bezini diğer elinize alın, bebek çiş yapmışsa kullanılmış bez daha ağır olacaktır.
Sessiz bir odada emzirirken, bebeğinizin yutma sesini duyabilirsiniz.
Bebeğinizin kakası sarı- hardal rengidir, veya sık ve koyu renktir, beşinci günden itibaren kaka rengi açılmaya başlamalıdır.
Aşağıdaki bulguların varlığı durumunda, bebeğiniz muhtemelen yeterince beslenememektedir:
Bebeğiniz her defasında 10 dakikadan az emmektedir.
Bebeğiniz emerken yutma sesini pek duyamazsınız.
Emzirme sonrası göğüslerinizde belirgin boşalma olmaz.
Bebek genellikle huzursuz ve halsizdir.
Bebeğinizin yanakları çöküktür.
Günde en az bir kaka yapmamaktadır, yada, 5. Günden sonra da koyu renkli az miktarda kaka devam etmekte, kaka rengi açılmamaktadır.
İlk haftanın sonunda bebeğinizin rengi daha sararmış ve solmuştur.
3. Hafta sonunda yanaklarında hala belirgin dolgunlaşma yoktur.
İlk hafta sonunda cildi hala buruşuktur.
Yukarda sıralananların herhangi birinin varlığında hemen çocuk doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
 
Çocuk Bakımında Mama Hazırlama
Hasta Bakicisi
Çocuk Bakımında Mama Hazırlama

Mama Hazırlamanın Püf Noktaları
Mama hazırlarken çok titiz davranmak gerekir. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar...

Anne sütünün verilemediği durumlarda en sağlıklı beslenme şekli hazır bebek mamalarıdır. Bu mamalar, mümkün olduğunca anne sütüne benzetilerek hazırlanmaya çalışılmış; modern teknolojilerin kullanıldığı, hijyenik ve sağlıklı ürünlerdir. Bu mamaları doktorunuza danışarak da alabilirsiniz.
Mama alırken dikkat edilecek hususlar
- İçindeki proteinin anne sütündeki protein oranlarına benzer olması
- Mineral içeriğinin doğru ve anne sütüne benzer olması
- Karbonhidrat ve yağ cins ve miktarının anne sütündeki gibi olmasıdır
Mamanın hazırlanışı
Mama hazırlarken çok titiz davranmak gerekir. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:
- El yıkamanın önemini unutmayın
- Kullanılacak tüm kaplar önce sabunlu suyla yıkayıp durulanmalıdır, sonra kaynamakta olan suya atılarak en az 10 dakika bekletilmelidir. Daha sonra, temiz bir maşa ile temiz bir yüzeyde kurutulmalıdır.
- Temiz içme suyu en az 10 dakika kaynatılmalı ve 60 dereceye kadar soğutulmalıdır.
- Mamanın üzerinde yazan veya doktorunuzun önerdiği miktarda mama, belirtilen miktarda su ile karıştırılmalıdır.
- Mama eridikten sonra, bebeğin içebileceği ısıya getirilmelidir. Mamanın sıcaklığı ideal vücut sıcaklığı olan 35- 37 derece olmalıdır. Bir damla mamayı bileğinizin iç kısmına damlatarak kontrol edin. Bilekte soğuk ya da sıcak bir his oluşturmamasına dikkat edin.
- Mama paketleri, açıldıktan sonra belli bir süre içinde tüketilmelidir. Bunun için kutunun üzerinde yer alan talimatlara uyun.
Bebekler mama ile besleniyorsa ya da mama anne sütüne takviye amaçlı kullanılıyorsa, emzirme saatleri sıklığında mama verilmelidir. Mama miktarı da zamanla artacaktır. Mama verirken de, emzirme işleminde olduğu gibi rahat bir yere oturun ve bebeğinizle göz teması kurun. Başını göğsünüze yaslayın. Bu yakınlık ona ve size iyi gelecektir. Aslında bu işi arada sırada baba da yapabilir. Böylece bebekle baba arasında bir bağ kurulmuş olur.
 
Bu bölümü görmek için yetkili değilsiniz.
Giriş yapmalısınız.
Bu bölümü görmek için yetkili değilsiniz.
Giriş yapmalısınız.
Devamı...
<< İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>

Sonuç 371 - 380 Toplam 721
COMERT BAKICI REKLAM HİZMETLERİ
HASTA BAKICI REKLAM HİZMETİDİR