|
Hasta Bakici
|
|
Dışkı ve idrar: Normal olarak günde bir kez dışkı çıkarmak ve üç kez de idrara çıkmak gerekir. Ateş ve dinlenme çoğu kez kabızlığa neden olur. Dışkıya çıkmak için kalkamayacak durumda olan bazı hastalar yatakta dışkılamakta güçlük çekerler. Bu hastalara yüksek ayaklı oturak kullanılmalıdır. Ağır hastalarda sürgü kullanılması uygundur. Hasta dışkıya çıktıktan sonra ılık su ile temizlenip kurulanmalıdır. Dışkının rengi, kokusu, sertliği kontrol edilmeli, kuşkulu durumlarda dışkı saklanarak doktora gösterilmelidir. Kullanılan oturak ya da sürgü yıkandıktan sonra dezenfekte edilmelidir. Erkek hastalar idrar için şişe (ördek) kullanabilirler. İdrarın da rengi, kokusu, miktarı ve yoğunluğu incelenmelidir. İdrar şişesi kullanıldıktan sonra sıcak ve sabunlu su ile yıkanarak temizlenmelidir
|
|
|
Hasta Bakici
|
|
Vücut ağırlığı (kilo): Uzun süre yatılmasını gerektiren hastalıklarda vücut ağırlığı kontrol altında tutulmalıdır. Hastanın tedavisi ve beslenmesi kilosuna göre ayarlanmalıdır. Hasta bebeklerin kilosu her gün kontrol edilmelidir. Bundan başka, bebeklerin boyları da en az haftada bir ölçülmelidi
|
|
|
Hasta Bakimi
|
|
Solunum: Bir dakika içinde alınıp verilen soluklarla sayılır. Dakikada, yeni doğan bebeklerde 40-45, süt çocuklarında 35-40, küçük çocuklarda 20-30, okul çocuklarında 18-20, yetişkinlerde 16 kez alınıp verilen soluk normal sayılmaktadır. Nabızla birlikte solunum da hızlanır. Solunum hızı, göğüs kafesinin yükselip alçalmasıyla ölçülür. Düzensiz solunum genellikle, solunum organları hastalıklarında, kan dolaşımı bozukluklarında ve zehirlenmelerde görülür
|
|
|
Hasta ateşinin ölçülmesi: |
|
Hasta Bakimi
|
|
Hasta ateşinin ölçülmesi: Hastanın ateş ve nabız kontrolü sabah 7-8 arası, öğleyin 12'de, akşamüstü 17-18 arası yapılmalıdır. Isı, yani hastanın ateşi, termometre ile ölçülür. Vücut ısısı, termometre cıvasının yükselerek gösterdiği sayıya eşittir. Vücut ısısını, yani ateşi ölçmeden önce termometre silkelenerek cıvanın dipteki haznede toplanması sağlanmalıdır. Vücut ısısı, yani ateş, koltuk altlarından, ağız ve makattan ölçülebilir. Termometre, koltuk altındaki ter kurulandıktan sonra, koltuk altına yerleştirilir; hasta kolunu indirerek termometrenin yerinde durmasını sağlar. Termometre 10 dakika koltuk altında tutulduktan sonra cıva yüksekliğinin gösterdiği derece okunur. Makattan yapılan ölçmelerde, termometrenin ucuna vazelin ya da krem sürülür ve termometre 5 dakika makatta tutulur. Vücut ısısı ölçüldükten sonra, termometrenin ucu temiz bir tülbentle silinir ve dezenfekte edilir. Küçük çocukların ve bebeklerin vücut ısısı daima makattan ölçülmelidir. Çocuk sırtüstü yatırılır, bacaklar yukarı kaldırılır ve termometrenin ucu makata sokulur. Çocuğun ıkınarak termometreyi çıkartmaması için kaba etler parmaklarla hafifçe sıkılır. Ağızdan yapılan ölçmelerde termometre dilin altına sokulur, ağız kapatılır ve üç dakika tutulur. Sağlıklı kişilerin vücut ısısı, 36-37 derece arasında değişir. Sabahları vücut ısısı, akşama göre yarım derece kadar daha düşüktür. 36 dereceden düşük vücut ısılarına kan dolaşımı bozuklukları ya da geçirilen şoklar neden olabilir. 37-38 derece arasındaki vücut ısısı, yüksek ısı; 38 derecenin üstündeki vücut ısısı, ateş; 41 derecenin üstündeki vücut ısıları ise, yüksek ateş olarak adlandırılır. Vücutsal zorlamalar, öksürük, bağırma, ağlama, fizik tedavisi, elektrikli yastık, termofor, fazla yemek, sıcak içecekler, alkol, kabızlık vücut ısısını yükselten etkenler arasındadır. Nabız sayısı, atardamar boyunca ilerleyen düzenli dalga hareketleriyle oluşur. Nabız atışları kalp atışlarına eşit olup, kontrolü bileğin iç bölümünden işaret, orta ve yüzükparmaklarının yardımıyla yapılır. Bir dakika içindeki düzenli vuruşlar nabız sayısını verir. Nabız sayısı yeni doğmuş bebekte 135, süt çocuğunda 80-100, çocukta 70-80, yetişkinde 60-70 vuruştur. Yorgunluk ve ateş, nabız sayısını yükselten etkenlerdir
|
|
|
Hasta Bakimi
|
|
Hasta Kontrolu Hastanin Bakimi Kontrol Hasta sürekli kontrol altında tutularak hastalığın gidişi doktora bildirilmelidir. Hastanın genel durumunda kötüye doğru gidiş görüldüğü takdirde hemen doktor çağırmalıdır. Özellikle hastanın aşağıda belirtilen durumları kontrol edilmeli ve incelenmelidir: Uyku, iştah, dışkıya çıkma, idrar ve kusma, genel durum, vücut duruşu, deri döküntüleri ve derinin genel durumu, duyu organlarının işlerliği, solunum, öksürük, tükürük ve salya, ağrılar, adale krampları ve kasılmaları, baygınlıklar. Uzun süren hastalıklarda mutlaka bir ateş çizelgesi hazırlanmalıdır. Çizelgede ateş mavi, nabız kırmızı çizgiyle gösterilmelidir. Ayrıca, dışkıya çıkış sıklığı, kusma, nöbet gibi durumlar da bir yere kaydedilmelidir.
|
|
|
Hasta Bakici
|
|
Havalandırma: Güneş, ışık ve temiz hava hastayı canlandırır ve hastanın yaşam gücünü artırır. Aynı zamanda, bu üç faktör hastalıkların başlıca dostudur. Ancak, hasta odası havalandırılırken, cereyan olmamasına dikkat edilmelidir. En iyisi, hasta odadan çıkartıldıktan sonra odanın havalandırılmasıdır.
|
|
|
Hasta Bakimi
|
|
Giysiler: Genellikle hastalar yalnız gecelik giymelidir. Kadınlar, geceliğin üstüne ince bir lizöz giyebilir. Yatan hasta, durumu ne olursa olsun çorap ve külot giymemelidir. Hasta giysisi, vücudun hava almasını önleyecek cinsten olmamalı ve hastayı terletmemelidir. Ağır hastalara sırtı açık ve belden bir kuşakla bağlanan gecelik giydirmelidir. Hastanın terlemesi halinde, hem gecelik hem de yatak çarşafı 24 saat içinde birkaç kez değiştirilmelidir.
|
|
|
Hasta Bakici
|
|
Saçların bakımı: Saçların sabah akşam, düzgün olarak taranması gerekir. Ağır hastaların saçları, hasta yan yatırılarak önce bir tarafı, sonra öteki tarafı taranabilir. Saçlar hiç değilse haftada bir kez yıkanmalı ve uzun süreli hastalıklarda saç kesimi yatakta yapılmalıdır.
|
|
|
Hasta Bakimi
|
|
Dudaklar: Aşırı ateşli hastalıklarda, ateş dudakların kurumasına ve çatlamasına neden olur. Her yemekten sonra dudakların temizlenerek kremlenmesi uygundur. Burun deliklerinin de aynı şekilde temizlenmesi gereklidir.
|
|
|
Yasli Bakimi
|
|
Ağız ve diş temizliği: Özellikle ağız ve dişlerin temizliği hastanın canlanmasını ve ferahlamasını sağlar. Dişler sabah ve akşam, diş fırçası ile iyice temizlenmelidir. Ağız kokularının önlenmesi için ağız günde birkaç kez dezenfektan bir suyla çalkalanmalıdır. Dil üzerinde paslanma varsa, temiz bir tahta spatula ile pas temizlenmelidir. Takma dişler de fırçalandıktan sonra geceleri temiz bir bardak suyun içinde korunmalıdır.
|
|
|
Hasta Bakimi
|
|
Hastanın temizliği: Sabahleyin yüzünden başlamak üzere sırayla hastanın elleri, kolları, göğsü, koltuk altları, karnı, sırtı, bacakları ve cinsel organları sabunlu bir bezle ya da süngerle iyice temizlenmelidir. Hasta hareket edebilecek durumdaysa, el ve ayak tırnakları ile cinsel organlarını kendisi temizleyebilir. Temizlik tamamlandıktan sonra hastanın sırtı alkolle ya da kolonya ile silinip pudralanmalıdır. Hasta yıkanırken, suyun sıcaklığı hastanın isteğine göre ayarlanmalı, suyun soğuması önlenmeli ve vücudun her bölümü ayrı ayrı sabunlanıp durulandıktan sonra hemen kurulanmalıdır. Bu yıkanma şekli sırasında yıkanmayan vücut bölümlerinin örtülü olmasına dikkat edilmelidir. Akşamları yalnız ellerin, yüzün ve sırtın temizlenmesi yeterlidir. Erkek hastalar, eğer hastalıkları çok ağır değilse, tıraş olmalı ya da edilmelidir |
|
|
Hastanın vücud temizliği, Ameliyat Sonrası hasta bakımı |
|
Hasta Bakici
|
Hastanın vücud temizliği, Ameliyat Sonrası hasta bakımı Hastanın vücut temizliği ve bakımına gereken özen gösterilmelidir. Temizlik, hastanın sağlığı için olduğu kadar hastayı rahatlatmak ve yeniden yaşama bağlamak yönünden de önemlidir. Ağır hastalar bile temizlendikten sonra kendilerini daha iyi ve rahatlamış hissederler. Her şeyden önce, hastaya bakmakla yükümlü olan kişinin kendi temizliğine özel bir özen göstermesi gerektiği unutulmamalıdır.
|
|
|